![]() |
|
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | VB Image Host | Üye Listesi | Ajanda | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (Sabitlink) |
![]() ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008 Üyelik tarihi: Feb 2008 Durumu: Nerden: Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul) Mesaj Sayısı: 8,577Hobisi: Müzik, Sinema, Tiyatro, İnternet, Bilgisayar, Photo Shop, Tarih say say bitmez :=) Meslek: Ne iş olsa yaparım abi:p Ruh Halim:
Mesajlar: 8,577
Aktiflik: 95% Bağlı Kalma: 99% | 11 Eylül 2001 sabahı, Amerikan Sineması için de bir milat oldu. Kapıda bekleyen ABD-Irak ya da sırf ABD'nin savaşı, bizi romantik komedilerden çok "yeni militarist" bir sinemanın sahillerine oturtacak. "Küçük Bush", şüpheniz olmasın ki Reagan dönemini geri getiriyor. Artık o Beyaz Saray'dayken bazı şeyleri telaffuz etmek kolay değil. Slyvester Stallone'nin yeni bir Rambo filmine soyunması da bunu gösteriyor. Vietnam Savaşı'nı neredeyse 80'lere kadar görmezden gelen, bu konuda kamerasını kıpırdatmaktan, savaş aleyhtarı film yapmaktan kaçınan Hollywood, bakalım bu "kıyamet"e nasıl tanıklık edecek. Bunu zamanın kollarına bırakıp belli başlı anti-militarist filmlere, "Savaşa Hayır" filmlerine bir göz atalım. Full Metal Jacket (1987) İşte eleştirinin keskin yüzü. İki perdelik bir cinnet gösterisi. İlk bölümde Vietnam Savaşı'na acımasız bir çavuş tarafından hazırlanan erler, onların bir savaş makinası olarak eğitilip insani bakışlarının yok edilişi, ikinci perdede ise icraat (!) yani savaşın kendisi var. Bu antimilitarist destanın yönetmeni Stanley Kubrick, filmini askeri rejimlerin hüküm sürdüğü ülkelerde kendi eliyle yasaklayıp gösterime çıkarmamıştı. 80'lerde Kenan Evren yönetimindeki Türkiye'de bundan nasibini almış, Türk izleyicisi filmi sinemada yıllar sonra izleyebilmiş, videosuyla yetinmişti. Dr. Strangelove (1964) Kimilerine göre savaş üzerine yapılmış en iyi filmlerden biri. Yine Stanley Kubrick'in parıltılı zekası, yine kavurucu bir ironi. Peter George'un "Kırmızı Alarm" romanından uyarlama film, soğuk savaş yıllarında geçen, kurgulanmış bir krizi anlatıyor. General Jack D. Ripper denen çılgın bir asker, Sovyetler Birliği'ni yok etmek için düğmeye basar. Ancak Sovyetlerin de bir saldırı anında otomatik ateşlenecek bir "Kıyamet Günü Silahı" vardır. İki ülkenin kurmayları oturup bombaları nasıl engelleyebileceklerini görüşürler. Zira ABD tarafında bombayı durduracak şifreyi bilen tek kişi General Ripper çıldırmıştır. Çareyi Amerikan silah stratejisti ve eski bir Nazi olan Dr. Strangelove'a danışmakta bulurlar. Kıyametsel korkular, yabancı düşmanlığı ve aynı zamanda kara komedide bir devrim. Birdy (1984) Vietnam Savaşı'ndan dönüş hikayesi. Kuşlar ve uçmak üzerine takıntısı bulunan bir genç adam savaş sonrası daha da fenalaşır. Bir hastanede gözetim altında tutulur ve ona ulaşması için çocukluk arkadaşı çağrılır. Ancak savaş onda da fiziksel bir yara açmış, yüzünü yok etmiştir. Bir zamanların öfkeli İngiliz yönetmeni Alan Parker, içinde savaş görüntülerinin yok denecek kadar az olduğu filminde savaştan dönüşte kimin yarasının daha ağır olduğunu sorgular. TRT yıllarında ilk gösterimi sırasında filmde eşcinsellik sezinleyen muhbir vatandaşların ihbarı sonucu yarıda kesilmiş, daha sonra tamamı yayınlanmıştı. Savaş Günahları (1989) Bir zamanlar Brian de Palma da Vietnam filmi yapmıştı. Michael J. Fox ve şu sıralar savaşa karşı duruşuyla ülkesinde vatan haini muamelesi gören Sean Penn'in başrolleri paylaştığı duygusal bir trajedi Casual of War. Vietkong'ların insan olduklarını hatırlayan nadir filmlerden. İnce Kırmızı Hat (1998) 90'larda bir ara hızını kesmiş gibi görünen savaş aleyhtarı filmler, yeni milenyumun eşiğinde sanki olacakları bilirmiş gibi ivme kazandı. Terrence Malick'i 20 yıl sonra kamera arkasına geçirten İnce Kırmızı Hat, savaşı doğayla insan arasında bir çatışma olarak gören bir başyapıt. Son derece dinamik ve şiirsel anlatımıyla benzerlerinden ayrılıyor. Er Ryan'ı Kurtarmak (1998) Spielberg, II. Dünya Savaşı'na bakıyor. İlk yirmi dakikasındaki dehşetli çıkarma sahnesi bile "Savaşa Hayır" demeye yeter. Sinema tarihinin fiziksel şiddeti en detaylı ve iğrenç bir şekilde tasvir eden bu sahneler daha sonra birkaç filme de öncülük etti. "Pearl Harbor" filmden aklımda kalan iki şey var. İlki, Ben Affleck'in en sevdiği dostunun nişanlısıyla birlikte olduğunu öğrendiği o sahne. Affleck'in o anki garip mimikleri sinema tarihinin en kötü oyunculukları arasına çoktan girmiştir. Unutamadığım ikinci şey, bir cümle. "ABD, her felaketten daha da güçlenmiş olarak çıkar." Savaşa filmlerle hayır demeye devam ediyoruz... Platoon (Müfreze-1986) Vietnam Savaşı'nı ilk sorgulayan filmlerden. Geceyarısı Ekspresi'nin senaryosuyla başımızı ağrıtan Oliver Stone, bu filmle tüm dikkatleri üstüne çekmişti. Eski bir Vietnam gazisi olan Stone, 80'lerin ortalarına dek bu türde yapılan filmlerdeki "Biz nerede yanlış yaptık" sorusunun yerine "biz yanlış yaptık" söylemini en cüretkar haliyle ortaya koydu. "Platoon", Reagan dönemi milliyetçiliğinin kapandığının da bir işaretiydi. Gişe başarısıyla, her ne kadar savaşta kaybedilen paraların sinemada geri dönüşü olarak alaycı biçimde yorumlansa da bugün pek çok filme öncü olduğu kabul ediliyor. Oliver Stone, aynı temada iki film daha çekerek Vietnam üçlemesini tamamladı. Born of the 4 th July (Doğum Günü 4 Temmuz-1989) Oliver Stone'un Vietnam Üçlemesi'nin ikinci filmi. Yönetmen, Vietnam'da sakat kalan Ron Kovac'ın anılarından yola çıkarak yaptığı filmde duyguları ve Tom Cruise'u ön plana çıkarıyor. Ancak, savaşta ödenmiş bedellerin mükafatını Amerikan Rüyası'yla dengelemesini kolay açıklayamıyor. İkibuçuk saat boyunca perdede can çekişen Ron Kovac, filmin finalinde anılarını anlatan bir kitap yazarak zirveye oturuyor. Acıları çok iyi pazarlayan "Doğum Günü 4 Temmuz", en falsolu antimilitarist filmlerden... Heaven and Earth (1993) Stone'un Vietnam Üçlemesi'nin üçüncü ve en iyi filmi. Vietkonglar'ın insan olduğunu göstermesinin yanı sıra, onların açısından yaklaşıp onların hikayesini anlatması, "Heaven and Earth"ü eşsiz kılıyor. Sadece üçlemenin değil, yönetmenin de filmografisinin en iyi filmlerinden biri. Jacob's Ladder (Dehşetin Nefesi-1990) Dolaylı savaş karşıtı filmlerden. ABD'nin Vietnam Savaşı'nda kullandığı iddia edilen, şiddeti tetikleyen kimyasal madde üzerine yapılmış etkileyici bir film. Aile değerleri, geçmiş günahlar gibi duygusal fonları da içinde barındıran bir film. Adryan Lyne'in en iyi filmlerinden biri olan Jacob's Ladder, Tim Robbins'in oyunculuğundan da güç alıyor. Life is Beatiful (Hayat Güzeldir-1998) İtalyan Roberto Benigni'nin Hayat Güzeldir'i de doğrudan savaşı anlatmamasına rağmen toplama kamplarının dehşetini gözler önüne seriyordu. Oğluyla birlikte bu kamplardan birinde yaşam savaşı veren bir babanın uyguladığı ilginç yöntemi konu alan film seyredenlerin neredeyse tamamını ağlatmıştı. Yine de finalde hediye olarak çıkagelen Sam Amca'nın tankı başka soruları akla getiriyordu. No Man's Land (Tarafsız Bölge-2001) Bosna Savaşı sırasında bir Bosnalı ve bir Sırp, kendilerini tarafsız bölgedeki bir siperin içinde bulurlar. Dennis Tanovic'in Altın Küreli filmi, eşsiz bir ironiyle kaplı mütevazı başyapıtı "No Man's Land", ülkemizde çok kısa bir süre gösterildi ve "Hayat Güzeldir" kadar ilgi görmedi. Barış Bardakçı Akşam, YAŞAM * 24 Şubat 2003 ve 3 Mart 2003'te olmak üzere, iki kısım hâlinde yayınlanmıştır.
__________________ BiZ 3 KiŞiYiZ; KeYFiM, BeN ve KaHYaSi... ![]() ![]() ![]() |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| Sitemiz paylaşım üzerine kurulu bir forum sitesi oldugu için kullanıcılar her türlü görüşlerini ve paylaşımlarını önceden onay alınmadan anında siteye yazabilmektedirler, bu yazılardan dolayi doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulmanız durumunda abuse@alemim.net adresine bildirebilirsiniz, sikayetiniz incelendikten sonra en kisa sürede gereken yapılacaktir |