aLeMiM Forum / Türklerin Paylaşım Platformu


Geri git   aLeMiM Forum / Türklerin Paylaşım Platformu > .:@:. GünceL Yaşam .:@:. > HaberLer
Kayıt ol Yardım VB Image Host Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et


 


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04.08.08, 11:17   #1 (Sabitlink)
 
cokgen´ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Üyelik tarihi: Mar 2008

Durumu: cokgen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Mesaj Sayısı: 2,848

Ruh Halim: Aggressive

Mesajlar: 2,848
Aktiflik: 1%
Bağlı Kalma: 98%
okk İskender Pala Köşe Yazıları

Sahib-i kalem
Bilgisayarların küçülüp cebe girdiği çağdayız. Artık kimsenin kalem ile alakası kalmadı. Aksesuar veya nostalji olsun diye cebinde kalem taşıyan nadir insanlar da toplumdan yavaş yavaş çekilip gitmekteler.

Öte yandan bizler, yazı yazmak istediğinde derhal bir klavye başına geçen memurlar arttıkça ilerlemenin de hız kazandığını zannediyor ve bilhassa işyerlerimizde bilgisayar olmasına itina gösteriyoruz. Gelişmeyi, bilgisayar ile haşır neşir olmak zannediyoruz. Eğitimciler, öğretmenler, kültür adamları, gazete muharrirleri ve hatta yazarlar bile bir kompüterin esiri olmuş durumdalar. "Harika! Çok güzel! Bundan âlası can sağlığı!" mı demeli, yoksa "Yazık, çok yazık!.. Ne hallere düştük!" mü bilemiyoruz.
Efendim, zannımca kalem taşımayan, kalemle dostluğu olmayan insanların irfanları eksik kalır. Çünkü bana göre bir kalem illa yazı yazmak için değil; belki yazı yazma ihtimalini zinde tutmak için taşınır. Çünkü kalem bir yazı aracı olmaktan ziyade bir düşünme vasıtasıdır. Kalemi elinize aldığınızda yazacağınız en basit şeyi bile önce birkaç kez düşünür, zihninizde düzenler, yapıp bozar ve sonra kâğıda dökersiniz. Oysa bilgisayarda yazı yazmak için bunlara gerek yoktur; çünkü yanlış da yazsanız, düzeltmesi kolaydır. Bu kolaylıktır ki bizim muharrir, şair ve yazarlarımızın insicam ve retorik hassasiyetlerini yok etti. Bir cümleyi dosdoğru yazmak yerine kırk kere düzeltmek gibi bir hastalığa tutulduk. Artık eskilerin za'f-ı te'lif (yetersiz anlatım, sözdizimindeki kuralsızlık), iğlak (karmaşık ve anlaşılmayacak şekilde yazma), ibham (kapalı söz), tenâfür-i hurûf (kelimenin söyleniş güçlüğü), garabet (kelimede anlaşılma güçlüğü), ta'kîd (söz dizimindeki anlaşılma güçlüğü) itnâb (lakırdıyı uzatmak) gibi uzun uzun saydıkları belagat, fesahat ve yazım kusurlarının hemen hepsi kitapların, gazetelerin, dergilerin sayfalarında sık sık arz-ı endam ediyorlar da kimsenin umurunda değil. Kerli ferli müellifler, alımlı çalımlı muharrirler, şanlı şöhretli yazarlar yanlış, manasız, lüzumsuz gevezelikleri yazı diye önümüze koyuyorlar. Kalemi terk edeliden bu yana anlatım biçimlerimizin de sığlaştığını söyleyebilirim size. Bir defa düzen ve tertip fikri kayboldu; artık sayfanızı da, kelimeler arasındaki boşlukları da, noktalama ve imlanın şeklini de sizin yerinize bilgisayarınız tasarlıyor. Toplumsal iletişimde ve gündelik dilde son moda kelimeler birden zihninizi işgal ediyor, herkes o kelime veya kavram üzerine mutlaka bir şeyler geveliyor ve aynı kelime yahut kavram kısa sürede alıp başını bir daha dönmemek üzere dilden çekip gidiyor. Üstelik yeni bir kelime türetip, bulup, ithal edip modalaştırmak zor değil. Bu arada anlatım tatsız tuzsuzlaşmış, cümleler allak bullak olmuş, üslup bayağıdan bayağı, fikir ilaç niyetine, zihniyet sürüntü kabilinden, kimin umurunda!..
İnkâr edemeyiz ki kalemsizlik, şimdiki yazarları bir konuda gerçekten başarıya ulaştırmıştır: Halkın seviyesine inme konusunda. Çünkü bilgisayar halkın elinde de, yazarın elinde de kendi kurallarını dayatmakta ve yazarın halkı irşad ve onları kendi seviyesine taşıma ulvi emeline mani olmaktadır. Yazı kalemin ucundan çıkarken düşünülmüş, kafada pişirilmiş düşüncelerin tasvirine yarıyor ve okuyucuya gerek anlatım, gerek üslup, gerekse anlam itibarıyla bir şeyler kazandırıyordu. Sonunda basılı sayfalar üzerinde okuyucuya ulaşsa da başlangıçta elde kalemle yazılan yakın dönemlerin makaleleri, denemeleri, hikâyeleri hep okuyucuyla bütünleşerek zihinlerde yer buluyordu. Kaldı ki o vakitler her okuyucunun her söz veya yazıdan faydalanması mümkün olamaz, okuduğu yazıdan bulunduğu kültür seviyesine göre nasibini alırdı. Oysa şimdi, halkın seviyesine inmek kaygısı, gerçekten de yazarı halkın seviyesine indirmiştir. Genel konularda, orta seviyede insanları memnun edecek yazı kaideleri, hani açıklık, duruluk, yalınlık, akla yatkınlık, düşündürücülük ve akıcılık falan hepten rafa kaldırılmıştır.
Bilgisayarları atalım, kaleme geri dönelim demek değil kastım. Hiç olmazsa bir mektup yazmak gerektiğinde şöyle kalbimizdeki hasreti, tenimizdeki kokuyu, ruhumuzdaki dalgalanmaları sayfaya yükleyecek bir kalem edinmeyi sağlamaktır?!.. Önce bir kaleme sahip olunmalı ki gitgide sahib-i kalem olunsun..
Hamiş: Hâlâ derdimi anlatamamışsam, bu benden değil, yazıyı bilgisayarda yazmış olmamdandır.
Not: Okuyucularımın Miraç Kandili'ni kutlarım.
BERCESTE
Kalem olsun eli kâtib-i bed-tahrîrin
Ki fesâd-ı rakamı sûrumuzu şûr eyler
Gâh bir harf kusuruyla eder nâdiri nâr
Gâh bir nokta sükûtuyla gözü kör eyler Kötü yazışlı katibin parmakları kuruyup kalem olsun inşallah! Çünkü yazışındaki hatalarla (sin harfini şın yazarak) "sûr"umuzu (düğünümüzü), "şûr" (çorak, kekre, kuru gürültü) eyler. Bazen bir harfi (dal harfini) eksik koyup "nâdir"i (az rastlanan güzelliği) "nâr"a (ateşe, cehenneme) çevirir; bazen de (harften) bir nokta düşürerek "göz"ü "kör" eder (göz kelimesindeki ze harfinin noktası düşünce kelime kör okunur) Fuzulî

29 Temmuz 2008, Salı
__________________
Yagmurlarında ıslandıgı bir yağmur vardır...adı ask... Ateslerinde yanıp kul oldugu bir ates vardır...adı ask... Kelebekleri intihara surukleyen yıldızlarıda kaydıran aslında ...ask... Golgelerin golgede kaldıgı bir durumdur, sırların sır verdigi bir haldir ...ask... Ve aslında askında asık oldugu bir ask vardır...
...ilahi ask...
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yiğit BULUT Köşe Yazıları KaCaK HaberLer 30 25.09.08 14:28
Rauf TAMER Köşe Yazıları KaCaK HaberLer 49 25.09.08 14:27
Bekir COŞKUN Köşe Yazıları KaCaK HaberLer 45 25.09.08 14:26
Ertuğrul ÖZKÖK Köşe Yazıları KaCaK HaberLer 42 25.09.08 14:26
Ekrem DUMANLI KÖşe Yazıları cokgen HaberLer 4 02.09.08 16:27


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:27 .


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0

Powered by  MyPagerank.Net Sektörler

Sitemiz paylaşım üzerine kurulu bir forum sitesi oldugu için kullanıcılar her türlü görüşlerini ve paylaşımlarını önceden onay alınmadan anında siteye yazabilmektedirler, bu yazılardan dolayi doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulmanız durumunda abuse@alemim.net adresine bildirebilirsiniz, sikayetiniz incelendikten sonra en kisa sürede gereken yapılacaktir

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340