Choose your color scheme:
aLeMiM Forum | Türklerin Paylaşım Platformu


Geri git   aLeMiM Forum | Türklerin Paylaşım Platformu > .:@:. GünceL Yaşam .:@:. > HaberLer > Haber Arşivi
Kayıt ol Video DirectoryaLeMiM Paylasim ForumlariForum Rules Yardım VB Image Host Üye Listesi Ajanda Arcade Bütün Forumları okunmuş kabul et


 


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26.06.09, 14:35   #1 (Sabitlink)
 
MeLDa´ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Üyelik tarihi: Mar 2008

Durumu: MeLDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Mesaj Sayısı: 3,572

Ruh Halim: Mutlu

Mesajlar: 3,572
Aktiflik: 43%
Bağlı Kalma: 99%
okk Avrupa ve Türkiye hakkında şaşırtan gerçekler

Avrupa ve Türkiye hakkında şaşırtan gerçekler



Türkiye’nin AB süreci, yıllardır en çok tartışılan ancak en az bilinen konuların başında geliyor. Hiç konuşulmayan şaşırtıcı gerçekleri öğrenmek ister misiniz?


Yıllardır Avrupa kurumlarını izleyen DW Strasbourg muhabiri Kayhan Karaca, Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin ilginç değerlendirme ve izlenimlerini aktardı. Karaca soruları yanıtladı:

Avrupa Birliği, Avrupa Parlamentosu, Brüksel, Lüksemburg, Strasbourg, Avrupa Konseyi… bir sürü kavram karmaşası var. Birazcık bunları bizim çözmemize, anlamamıza ve özellikle dinleyicimizin, izleyicimizin anlaması için yardımcı olur musunuz? Avrupa Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki fark nedir?

Karaca: Şimdi, Avrupa Konseyinden başlayalım her şeyden önce. Avrupa Konseyi diye adlandırdığımız Avrupa teşkilatı, yani İngilizce tabiri ile ‘Council of Europe’, Almanca tabiri ile ‘Europarat’, 1949 yılında Strasbourg’da kurulmuş bir teşkilat. Bu teşkilata Türkiye’nin de üye olduğunun altını çizmekte fayda var. Şu anda 47 Avrupa ülkesi Avrupa Konseyi’nin üyesi. Bu teşkilatın merkezi Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunuyor. Strasbourg’un da merkezi olarak seçilmesinin nedeni, İkinci Dünya Savaşı sonrası olduğu için, Fransız-Alman dostluğunun sembolü olan kent olmasından kaynaklanmakta.

Türkiye'nin, Avrupa Konseyi'ne 1949’da girdiği bilinen bir gerçek, ama Türkiye, kurucu üye miydi?

Karaca: Türkiye, bugün kurucu üye olarak adlandırılıyor ama aslen kurucu üye değil, zira Avrupa Konseyi Mayıs 1949’da kuruldu. Türkiye, Yunanistan ile beraber Ağustos 1949 tarihinde Avrupa Konseyi’ne üye oldu. Fakat kuruluşundan 30-35 yıl sonra Avrupa Konseyi’nin statüleri değiştirildi. Yunanistan ve Türkiye, o tarihten bu yana da kurucu üye olarak nitelenmekteler. Bu Avrupa Konseyi, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan Avrupa’nın ilk önemli Avrupa teşkilatı. Yalnızca kimi Avrupa devletleri, bu teşkilatın yeterli olmadığı ve olmayacağı inancına vardılar, zira Avrupa Konseyi sadece siyasi işlerle uğraşan bir teşkilat. Bu nedenle, 50'li yıllardan itibaren, Avrupa’nın ekonomik planda entegrasyonu gündeme geldi, özellikle Almanya ve Fransa’nın da itici güç olarak rol oynamasıyla beraber, ve o zaman AET (Avrupa Ekonomi Topluluğu) olarak bildiğimiz kuruluş oluşturulmaya başlandı.

Yani Türkiye'nin 1963’de Ortaklık Anlaşması imzaladığı kuruluş?

Karaca: Aynen. Yani bugün Avrupa Birliği olarak bildiğimiz organizasyon. Onun da temelleri 50'li yıllarda atıldı, biz de -sizin de belirttiğiniz gibi - 1963 yılında Ankara Anlaşması’nı (ortaklık anlaşmasını) imzalayarak, gelecekte, o zamanki AET’ye üye olma angajmanına girmeye başladık. Elbette bütün bu konuştuklarımız Soğuk Savaş döneminde oluyor, o tarihlerde Avrupa’nın, en azından o zamanki Batı Avrupa’nın siyasi entegrasyonu söz konusu değil. En azından bugün anladığımız anlamda değil. O zamanki Avrupa Konseyi’nin oluşturulması, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun oluşturulmasının bir numaralı sebebi, Sovyetler Birliği denen ve Doğu Bloku denen Blok’a karşı liberal, Batılı, Amerikan yanlısı, Atlantik ilişkileri taraftarı bir Blok’un oluşturulması. Avrupa ile olan bütün kurumsal ilişkilerimizin o tarihlerde böyle gelişmesinin bir numaralı nedeni, Soğuk Savaş. Bu, çok çok önemli.
Yalnız burada bir ayrıntı var: Türkiye Cumhuriyeti, bu belgenin hazırlayıcıları arasında olmasına rağmen, kendi vatandaşlarına, kendisine karşı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bireysel başvuru hakkını 1987 tarihine kadar tanımıyor. Neden tanımıyor?
Tahmin edebileceğiniz nedenlerden ötürü. Önce Soğuk Savaş var. Ondan sonra da tabii 12 Eylül cunta dönemi, ona generaller de izin vermiyorlar. Yalnız Turgut Özal ve ekibi, bir şeylerin değişmekte olduğunu anladıkları için, Avrupa Birliği’ne başvuru yapıyorlar ve Avrupa Birliği ülkeleri (o zaman AET ülkeleri) de Türkiye’den bu başvuru karşılığında kendi vatandaşlarına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde bireysel başvuru hakkını tanınmasını istiyorlar. Bizim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde bireysel başvuru hakkını devlet olarak kendi vatandaşlarımıza tanımamızla Avrupa Birliği’ne yaptığımız üyelik başvurusunun aynı yıl olması, kesinlikle bir tesadüf değil.

Şimdi burada sözünüzü keseceğim. Balla keseceğim, daha doğrusu. Çünkü, Avrupa Konseyi’nde kim bilir Türk temsilcilerden kimler geldi, kimler geçti. Bunların eski konuşmalarından acaba bazı örnekler var mı? Neler konuşulmuş, neler yapılmış?

Karaca: Bu arşivleri biraz deştiğiniz zaman, çok çok ilginç ayrıntılar çıkıyor ortaya. Türkiye’nin bu, belki de en çok bilinmeyen taraflarından bir tanesi. Türkiye’nin parlamenter tarihinin en önemli kesitlerinden bir tanesi bu Avrupa Konseyi arşivlerinde yatıyor. Mesela, hemen en eskilerden bir örnek vereyim: Ağustos 1949. Üye oluşumuzdan bir kaç gün sonra Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin ilk oturumlarından bir tanesi düzenleniyor Strasbourg’da. Ve bu oturumlara Türk Parlamenter Heyeti de katılıyor, TBMM üyesi. Ve bu heyete o zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin en önde gelen milletvekillerinden biri olan Kasım Gülek de katılıyor, heyet başkanı olarak. Kasım Gülek’in orada Avrupa’nın geleceğiyle ilgili çok enteresan bir konuşması var. O oturumlar, Avrupa’nın geleceğiyle ilgili oturumlar, ve çok çok önemli. Mesela bugün ben olsam, sayın Sarkozy’ye, sayın Merkel’e, hiç çekinmeden o oturumlardaki tutanaklar ile yanıt veririm. Çünkü Avrupa’nın geleceğinin temellerinin atıldığı oturumlar o oturumlar. Ve orada mesela, bugün çok enteresandır, bir Cumhuriyet Halk Parti'li milletvekili olarak Kasım Gülek kalkıp Türkiye Cumhuriyeti adına artık Ulusal Egemenlik devrinin bittiğini ve uluslarüstü bir egemenlik döneminin başladığını, “Avrupa Egemenliği” döneminin başladığını söylüyor …ve bu terim bugün bile kullanılmıyor artık, çok enteresandır…ve oradaki bütün parlamenterler tarafından ayakta alkışlanıyor bu konuşma, ve Türkiye’nin de bu uluslarüstü egemenlik döneminde Avrupa’nın inşaası için her türlü misyonu, her türlü görevi üstlenmeye hazır olduğunu belirtiyor. Hiç bir parlamenter, hiç bir lider o zaman Türkiye’nin Avupalı olup olmadığını sorgulamıyor. Bugün, 2009 yılında yaşadığımız tartışma, kesinlikle 1949 yılında Avrupalı liderler tarafından dile bile getirilmiyor.



Gönül isterdi ki, çok daha fazla konuşalım, ancak zamanımız maalesef kısıtlı. Son bir soru, kısa bir soru, belki de kısaca bir yanıt alabilirim, bilmiyorum ama… Türkiye’de, halk arasında, “bu Avrupalılar bizi aralarına almayacaklar, bizi istemiyorlar, nasıl olacak da bu süreç gerçekten olumlu bir sonuca doğru yönelecek” deniyor. Sizden bir tahmin rica ediyorum, Türkiye gerçekten Avrupa Birliği’ne üye olabilecek mi?

Karaca: Bana göre Türkiye, Avrupa ailesi içinde kalacak. Ama bugün bildiğimiz anlamda bir Avrupa Birliği’nin üyesi olmayacak. Bunun için de tabii Avrupa Birliği’nin değişmesi lazım ve Avrupa Birliği de değişecek. Avrupa’nın aslında siyasi sınırları çoktan belirlenmiş durumda. Bu sınırların içinde Türkiye de var, Ukrayna da var, Moldova da var, ve şu anda üç tane Kafkas cumhuriyeti de var: Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan. Bütün bu saydığım ülkelerin hepsi, Avrupa Konseyi’nin üyesiler. Avrupa Konseyi’nin üyesi olmak, politik anlamda Avrupalı olmak demek. Avrupa Birliği ülkeleri biliyorsunuz, bir genişleme süreci yaşadılar, on yıllık bir süre içinde 12 ülke üye yapıldı. Bunları hazmetme sorunu var. Ve bütün bu hazmetme sorunu ve genişleme süreci kesinlikle Avrupa halklarına anlatılmadan yapıldı. Sokaktaki Avrupalı, sokaktaki Alman, Fransız, İngiliz bundan habersiz. Ne olduğunu bilmiyor. Biraz önce sizin de ilk sorunuzun başında sorduğunuz gibi, Avrupa Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki farkı Avrupa’nın başkenti olarak bilinen kentlerde yaşayan insanlar dahi bilmiyorlar. Bugün Strasbourg’da, Brüksel’de sokağa çıkın, Avrupa Konseyi ile Avrupa Birliği Konseyi arasındaki farkı sorun, insanların %99.9’u size doğru yanıtı veremez. Bu onların suçu değil. Sokaktaki insanları, Avrupalıları suçlamamak lazım. Siyasiler de tabii bu durumdan kendilerine birazcık pay biçip, popülist davranıp, bunun ekmeğini yemeye bakıyorlar. Bu popülist politikacıların penceresinden bakarsanız, onlar da haklılar, ki oy getiriyor. Ama ben sonuçta Türkiye’nin şöyle ya da böyle, Ukrayna ile, Kafkas cumhuriyetleri ile beraber, önümüzdeki 10-15 yıl içinde kurulacak yeni Avrupa’nın içinde kesinlikle yer alacağına inanıyorum.
__________________




Allah`ım Her dem Sen'i anmayı,Sen'i anlayıp anlatmayı,Sen'i sevip sevdirmeyi nasip et bizlere.
YA İLAHİ ! SENDEN KIYAMETE KADAR BÜTÜN ESMA-İ HÜSNAN İLE ,
DUA EDEN BİR DİLİMİN OLMASINI İSTİYORUM !!!

 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Avrupa, Türkiye’de yeni Anayasa istiyor MeLDa Haber Arşivi 0 26.06.09 14:11
Kızlar hakkında acımasız gerçekler CASPER_CASPER_ Komik Yazılar 3 09.05.09 11:23
Mısır Hakkında İnanılmaz Gerçekler n@r_cicegi Dünya Kültürü ve Tarihi 1 23.10.08 13:18
Avrupa Müzik Ödülleri'nde Yarışacak Olan MTV Türkiye Adayları Açıklandı! n@r_cicegi Müzik Haber 0 05.09.08 10:14
Avrupa, Türkiye’yi Anlamaya Mı Başladı? n@r_cicegi Haber Arşivi 0 26.07.08 15:53


Bütün Zaman Ayarları WEZ +1 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:25 .


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.2

MyPagerank.Net Sektörler

Sitemiz paylaşım üzerine kurulu bir forum sitesi oldugu için kullanıcılar her türlü görüşlerini ve paylaşımlarını önceden onay alınmadan anında siteye yazabilmektedirler, bu yazılardan dolayi doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulmanız durumunda abuse@alemim.de adresine bildirebilirsiniz, sikayetiniz incelendikten sonra en kisa sürede gereken yapılacaktir





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404