![]() |
|
| AleMiM Ana Sayfa | Forum Ana Sayfa | BiZiMDiYaR | PoSoFChat | MP3 | TurkChat.NL | SohbetChat | ChatSohbet | Online BizimFM Radyo | http://www.alemim.net/forum/ |
| |||||||
| Kayıt ol | aLeMiM Paylasim Forumlari | Yardım | VB Image Host | Üye Listesi | Ajanda | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (Sabitlink) |
![]() ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008 Üyelik tarihi: Feb 2008 Durumu: Mesaj Sayısı: 3,706 Ruh Halim:
Mesajlar: 3,706
Aktiflik: 0% Bağlı Kalma: 98% | Türk basınına göre şimdi top Erdoğan’da Anayasa Mahkemesi kararını hangi gazete nasıl verdi; köşe yazarları nasıl yorumladı? Gazeteler Anayasa Mahkemesi kararını “AK Parti’ye ciddi ihtar” vurgusuyla manşetten duyururken, köşe yazarlarının hemen tümü Ergenekon davası ve Yüksek Askeri Şura çerçevesinde kararı değerlendirip, bundan sonra normalleşmenin Erdoğan ve Baykal’ın atacağı adıma bağlı olduğunu söylediler. Erdoğan’ın 22 Temmuz akşamı yaptığı ünlü “balkon” konuşmasındaki taahhütleri tekrarlaması istenirken, Erdoğan kadar CHP lideri Deniz Baykal’ın da ders alması gerektiğini söylediler. Anayasa Mahkemesi kararının Türk basınındaki yorumları şöyle: HÜRRİYET: İŞTE TARİHİ KARAR Kapatma yok, ağır ihtar var. Uzlaşın çağrısı...11 üyeden 10’u AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğuna kanaat getirdi. Başbakan Türkiye’nin ciddi bir badireyi geride bıraktığını söyledi, “Siyasiler başta olmak üzere her kesime, her kuruma sorumluluklar düşmektedir” dedi.
İşte dün Anayasa Mahkemesi tüm bunlara “devam” dedi. Artık en yüce yargı tarafından “aklanmış” AKP’yi kimse tutamaz. Güya tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı ile ülkenin Başbakan’ı devletten, hatta kendi odalarının duvarlarından dahi gizledikleri “projelerine” devam edebilirler. Eniştenin mekanı olur... Halanın evi olur...
... Demokrasilerde şiddete başvurmamış partilerin kapatılması Türk demokrasisini geri götürecekti. ... Tayyip Erdoğan’a bir kez daha “mazlumu oynama” hakkı tanınacaktı. ... AKP ile Refah Partisi arasında bir fark vardı. Fark ortaya konmuş oldu. ... Karar, Tayyip Erdoğan’ın tiranlaşmasına engel olacak türden bir uyarıyı da kapsıyor.
.... Başından beri şu umudu taşıyordum. Kapatma iddianamesinin açıklandığı günden itibaren, bu süreci, kalıcı bir uzlaşmaya çeverilebilir miyiz? Başbakan Erdoğan’dan hep bunun sinyallerini bekledim. Ama artık onun karekterini aşağı yukarı biliyorum. Baskı altında, karar almaktan hoşlanmıyor. ... Başbakan, “başkaları istiyor” diye değil, “demokrasinin gereği böyle olduğu için” bir uzlaşmanın yolunu aramalıdır. Sadece o mu? Değil elbette.. Ana Muhalefet Partisi de aynı şeyi yapmalıdır. ZAMAN: KAPATMAYA RET Anayasa Mahkemesi’nden Türkiye’yi rahatlatan karar...
MİLLİYET: KAPATMA YOK, CİDDİ İHTAR VAR 7 oy çıkmadığı için AKP kapatılmadı. Ancak 11 üyeden 10’u AKP’nin laikliğe aykırı faaliyetlerin odağı olduğu görüşünde birleşti. Yaptırım ise Hazine yardımının kesilmesi.
“Laikliği şimdikinden daha fazla demokratikleştirmeyi kabul etmiyorum, ama parti kapatma rejimini demokratikleştirmeyi kabul ediyorum!” Elbette siyasi liberalleşme süreci zamanla laiklik anlayışını da kapsayacaktır. Unutmayalım, demokrasinin gelişmesi için de doğru metot, devrim değil evrimdir; çatışma değil, diyalog ve uzlaşmadır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin değiştirilmesi teklif edilemez temel ilkeleriyle belirlenmiş olan rejimi içtenlikle benimsemiş bir liderlik anlayışı, siyaset alanında uzlaşma olanaklarını genişletecektir. Erdoğan’ın 22 Temmuz 2007 seçimleri sonrasında yaptığı, tüm toplumu kucaklayacağı ve uzlaşmayla hareket edeceğine ilişkin söylemini yaşama geçirmesi de ciddi bir beklenti olacaktır.
Evet, top sizde Sayın Başbakan!
Birincisi, parti kapatmalardan siyasi sonuç bekleyen kesimlerin, demokrasilerde partileri ancak seçmenin sandıkta cezalandıracağına artık inanmaları ve hukuku siyasi hesaplaşmaların dışında tutmaları... İkincisi, AKP’nin bu ciddi uyarıdan gereken dersi alması; Başbakan’ın son seçim gecesi balkondan yaptığı ve sonra tamamen unuttuğu vaatlerine geri dönmesi... Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın deyişiyle “Birlikte yaşamanın şartlarını sağlama” yörüngesine girmesi... YENİ ŞAFAK: TÜRKİYE KAZANDI Anayasa Mahkemesi, Başsavcı’nın kapatma talebini 6’ya karşı 5 oyla reddetti.
Galiba yapması gereken yeni bir söylem arayışıdır. Meclis içerisinde bulduğu mutabakatın, belli konularda, bazıları tarafından yeterli sayılmadığı görülüyor; bu durumda başka dinamikleri tablonun içerisine çekecek bir yöntem olmalı bu. Bazıları anamuhalefet partisi lideriyle medya patronları ve yöneticilerini içine alacak garip bir yönetim tarzını tavsiye ediyorlar. Bu elbette demokrasinin yanlış yorumlanmasından kaynaklanan çarpık bir bakış açısı... ... Aslında kapatılma davasının açıldığı günden beri yaşananlar da toplumu içine alacak yeni bir yöntemin mümkün olabileceğini gösterdi. Kendiliğinden oluşan kitlesel hareketlilik, sivil toplum örgütlerinin demokrasiye sahip çıkması, hep bu yönde atılan adımlardır. O adımlar, arada yorum ve yaklaşım ihtilâfı bulunan temel konularda yapılmak istenen değişikliklerde, halkoylaması uygulaması yönünde kullanılabilecek bir yönteme dönüşebilir. Türkiye gerektiğinde virajları duvara çarpmadan aşmanın yolunu bir biçimde bulabiliyor. Anayasa Mahkemesi’nin Ak Parti ile ilgili ‘kapatmama’ kararını bu fırsatlardan sonuncusu olarak görebiliriz.
SABAH: İLK MESAJ: HERKESİ KUCAKLAYACAĞIZ Tam demokrasi için yargı uyarısı...
Not 1: Bence bu kararda ABD’nin de ciddi etkisi var. Bu etkinin tam olarak nasıl işlediğini bir süre sonra öğreniriz. Not 2: Bu kadar zayıf, bu kadar yanlış bir iddianame, böylesine yüksek onay gördü ya, vay halimize!
İşin bir de siyasi boyutu var. Gerçek ortada... AK Parti iktidarının ikinci döneminde AB sürecinin arkasında olduğunu gösterecek icraatlarda bulunamadı, bulunsa bile kamuoyuna gösteremedi. Erdoğan yaşanan bu süreçte Kopenhag kriterleri yerine Ankara kriterlerini koymanın mümkün olmadığını görmüştür herhalde. Onun için önümüzdeki dönemi “tam demokrasi” çabasıyla ve başta toplumun geniş kesimlerinin onayını almış sivil bir anayasa ile sivil toplumu güçlendirecek düzenlemelerle geçirmesi gerekir. Demokratikleşme, sivil anayasa çabalarına karşı koyan Ergenekon kalıntıları elbette olacaktır ama söz konusu demokrasiyse gerisi teferruattır.
Bu yolda refahın yaygınlaştırılması, AB’ye uyum çalışmalarının tamamlanması, iç ve dış barışın kalıcı hale getirilmesi var. Özetle bugünün Türkiyesi, dünün Türkiye’sine göre “Öngörülebilir” ve “İstikrarına güvenilir”, demokratik ve laik bir ülke konumundadır. Şimdi Başbakan Erdoğan’ın, 22 Temmuz seçim gecesi söylediği gibi “Tüm toplumun Başbakanı” olmasını bekliyoruz.
İktidar da Silahlı Kuvvetler de “siyasi” yaralarla bu sürece geldiler. Dolmabahçe’deki “mutabakat” çabası sekteye uğrayınca, bu sütunda çok anılmış “Washington mutabakatı” ile çeşitli “aşırılıklar”ı tasfiye ederek, keskin bıçakları törpüleyerek, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”nin, “türbansız ve Ergenekon’suz” bir istikrara kavuş(turul)ması... Ve bölgedeki (Irak, Afganistan, İran) gibi “meseleler”e hazır hale getirilmesi. Benim açımdan bu karar “demokrasiyi güçlendirici” bir sonuç. Bahsettiğim “bölgeler ile gölgeler” ayrıca değerlendirilmeye muhtaç. AKP ise, “muzaffer” değil, “yaralı” çıktığına şükreder konumda. CHP hangi konumda, meçhul! İlginç (ve belki de iyi olan şu): Türkiye’de artık kimse (şimdilik) çok çok güçlü değil!
Ancak seçime gitse de, gitmese de Başbakan Erdoğan’ın 22 Temmuz 2007 Pazar gecesi, AK Parti Genel Merkezi balkonundan Türk halkına bulunduğu ve bizim de birkaç kez hatırlattığımız taahhüt en güçlü şekilde tekrarlanmalı ve yeni dönemin yol haritası olarak kabul edilmeli. VATAN: KAPATMA YOK, UYARI SERT
Yargının kararını kabullenmek hepimizin borcu. Yargı sürecinde hepimiz ama asıl Başbakan ve arkadaşları çok sıkıntı çektiler. Dileriz iktidar bu sıkıntıları tekrar yaşamamak için iddianamede yazılı günahları tekrarlamamayı benimser, yoksa mahkemeyi değiştirmeye, ele geçirmeye kalkışmaz!
Anayasa Mahkemesi kararı üzerine yapılacak spekülasyonlar ancak anlamsız gerilim alanları yaratır. Bu karardan memnun olmayanların da yapacağı bellidir, siyasi partilere girerler, yeni parti kurarlar ve sandıktan çıkmış olan AKP’yi sandıkta yenmeye çalışırlar.
... Yine de bu dava sürecinin Erdoğan’ı güçlendirmenin dışında olgunlaştırdığını düşünüyorum. Zaten sürekli sürprizler yapan Erdoğan, çok da zaman geçmeden toplumdaki gerginlikleri azaltıcı birtakım adımlar atacak ve ana muhalefet partisi ve liderine yönelik açılımlar yapacaktır. … Erdoğan dün gece rotanın AB olduğunun altını bir kez daha çizdi. Çok isabetli. Zaten son dönemdeki tüm krizlerin miladı, hükümetin AB konusunda frene basmasıydı. AKP’nin yeniden AB reformlarına ağırlık vermesiyle Türkiye normalleşebilir ve daha fazla demokratikleşebilir. ... Son olarak bir özeleştiri: Son dönemde birçok analizime “umarım yanılıyorumdur” diye başladığımın farkındayım. Dava konusunda da Mahkeme’nin AKP’yi kapatacağını düşündüğümü, ama bunu asla arzulamadığımı defalarca yazdım. Sonuç olarak yanılmış olmaktan son derece mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Eninde sonunda en hayırlı karar çıktı. STAR: TÜRKİYE KAZANDI Anayasa Mahkemesi Türkiye’yi kilitleyen ve dünyada Türk demokrasisinin sorgulanmasına neden olan davada tarihi kararını verdi: AK PARTİ KAPATILAMAZ. Başkan Haşim Kılıç “Mahkeme üyeleri olarak parti kapatma davalarında demokrasi adına ciddi sıkıntı çekiyoruz” diyerek anayasanın değiştirilmesini istedi. Kılıç “Siyasi aktörlerimize sesleniyoruz. Anayasamızdaki topluma ters gelen, çağdaş demokrasilerde yeri olmayan kuralları uzlaşma içinde değiştirin” dedi.
TARAF: DARBE DİREKTEN DÖNDÜ Yargıtay Başsavcısı’nın AKP’yi kapattırma hamlesi boşa çıktı.
Askerî muhtıranın başarısızlığından sonra bir yargı darbesi girişimiyle karşılaştık. Ama gerek dünyadan, gerekse Türkiye’nin içinden gelen tepkiler böyle bir darbenin sonuçlarının pek parlak olmayacağını gösterdi girişimcilere. Ayrıca, AKP’nin kapatılması halinde, ağustos ayında yapılacak Askerî Şûra’dan çıkacak tayin ve terfileri imzalayacak resmî bir otoritenin ortada kalmaması ihtimali de doğmuştu. Bu “ihtimal” de kararı etkilemiş olabilir. Doğrusu, birçok insan gibi ben de böyle olabileceğini düşünüyorum. Böyle bir şeyin akıldan geçmesi bile yeterince kötü. Bir mahkemeyle ilgili, insanın aklından böyle şeyler geçer mi? Daha önce o mahkeme 367 gibi hukuk dışı bir karar almışsa, geçer. RADİKAL: TÜRKİYE “OH” DEDİ
Ancak o zaman şu üçbuçuk ayı kaybetmiş olmamız bir işe yarar, bir musibetten bir iyilik çıkartabiliriz belki. Yoksa, o üçbuçuk ayı kaybettiğimizle kalırız!
CUMHURİYET: AKP’YE PARA CEZASI
Karar, AKP’nin, (tabii ki RTE’nin) ne olduğu bilinen yoluna devam etmesini sağlıyor. Bay Başkan’ın partilerüstü, memleketsever yorumlarına göre, karar AKP’ye bir çeşit uyarı niteliği taşıyor. O kadar! Özetlemek gerekirse: Ne demeye geliyorsa AKP kapatılmadı ama, kapatıldı! AKP kapatılmalıydı, ama kapatılmadı!
ntvmsnbc
__________________ Kimse bir şeyler ima etmesin, Kininiz Varsa Suratıma Kusun, Kusamıyorsanız Susun Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne; Acırım Tükürüğe Billahi Tükürsem Yüzüne!.. M.Akif Ersoy |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Dünyanın Hangi Kesimi Hangi Dine İnanıyor? | n@r_cicegi | Haber Arşivi | 0 | 17.06.08 22:52 |
| Hangi ot ve baharat hangi balıkla gider? | DivaneM | Teknikler ve Püf Noktaları | 1 | 14.06.08 23:18 |
| Cumhurbaşkanı Gül Kararı Yorumladı | n@r_cicegi | Haber Arşivi | 0 | 05.06.08 22:08 |
| Hangi Hükümet Hangi Kurumlarımızı Sattı? | n@r_cicegi | Haber Arşivi | 1 | 22.03.08 17:58 |
| Sitemiz paylaşım üzerine kurulu bir forum sitesi oldugu için kullanıcılar her türlü görüşlerini ve paylaşımlarını önceden onay alınmadan anında siteye yazabilmektedirler, bu yazılardan dolayi doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulmanız durumunda abuse@alemim.net adresine bildirebilirsiniz, sikayetiniz incelendikten sonra en kisa sürede gereken yapılacaktir |