aLeMiM Forum / Türklerin Paylaşım Platformu


Geri git   aLeMiM Forum / Türklerin Paylaşım Platformu > .:@:. GeneL KüLtür Sanat .:@:. > Edebiyat > GüzeL YazıLar
Kayıt ol aLeMiM Paylasim Forumlari Yardım VB Image Host Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et


 


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21.09.08, 04:02   #1 (Sabitlink)
 
GuLCe´ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Üyelik tarihi: Feb 2008

Durumu: GuLCe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Nerden: Günes oLmayan Yerde
Mesaj Sayısı: 9,009
Hobisi: folklör sinema yüzme tenis
Meslek: student

Ruh Halim: Melek

Mesajlar: 9,009
Aktiflik: 88%
Bağlı Kalma: 99%
okk Köhne Liman

Ne söylemeli şimdi gidişinin ardından?

Ağlamalı mı, ağıt mı yakmalı yoksa. Ya da çarmığa gerip bu yüreği bütün günahlarından arınıncaya kadar kanatmalımı?

Söyle ne yapmalı gidişinin ardından?

Gülüşün güneş olmuşken yüreğimde, gidişin karanlığım oldu.
Bir türkü tutturdum dilime ve düştüm yokluğunun ardında kalan o haritasız yollara. Yol boyu sordum seni; masalıma ortak olmuş anka kuşuna. izlerini hiç gözünü kırpmadan alıp götüren rüzgarlara ve gidişinin ardından hep benimle birlikte olan seni bulabilme ihtimaline.

Yoksun işte!

Hiçbir yol yetmeyecek seni bulmaya biliyorum; ama yüreğe söz geçirilebilseydi sevginin ne anlamı olurdu ki!

Şimdi kan akıtıyorum o sarhoş gecelerdeki mağrur bakışına. Yanımdayken olmayan rakıma ortak olacak kimsem yok şimdi. Yalnız içiyorum, seni özlüyorum, gözyaşlarım yetmiyor içimdeki yangını söndürmeye.

Sana ben en güzel sabahları getirdim, yağmur sonrası rengarenk gökkuşağını, avuçlarımda bıraktığın gözyaşlarını ve yüreğimi.

Ne olur içeri al beni! Bu aşkı taşıyacak takatim kalmadı artık; bitkinim bir çay koy sıcacık sarılışının üzerine ve uzan yorgun kirpiklerime. Ceketimin cebine bak; Sana gökyüzünün gözyaşlarını, biriktirdiğim yağmurları getirdim.

Sakın ağlama! Kan kaybetmiş bir aşka ağlamak acıdan başka bir şey kazandırmaz bize.

Saatleri ayrılığa çoktan kurmuşlar geceyle gelen gölgeler, yazık ki bilmiyorlar sensiz uyumayacağımı. Ben bütün umutlarımı sana adadım, senin için geceye dost olup düşlere kucak açtım, tütün sarısı parmaklarımla ardına onca mektup yazdım. Her geçen gün bittiğimi tükendiğimi hissettim; ama yılmadım. Hayallerimde dahi seni bir başkasıyla paylaşmadım. Şimdi karşımda duruyorsun ve yine o mağrur bakışlar hakim gözlerine bu defa sarhoşta değilsin. Sakın bir şey söyleme mem zindanda ölürken zin içten kanamıştı: Yokluğuna yapılacak hiçbir şey yok. Sen gittiğinden beri yağmurlar durmayı öğrenemedi bu kentte.

Sen güneşimdin benim hayat denen hücreme sızan, şimdi giderken bıraktığın karanlıkta boğuluyorum. Serseri bir rüzgar gibi savrulmak istiyorum senin olduğun yere, saçlarına. İçimde yeni filizlenen bir isyan gibisin, kendime bu kente ve yağmurlara karşı. Dedim ya sen gittiğinden beri yağmurlar hiç durmadı.

Öksüz bıraktığın bu kent gün doğumuna gebe şimdi. Ve gözlerim günaha davetkar gözlerini arıyor. İçiyorum seni yıllanmışlığınla yudum yudum, neden deme sakın! Hayyam boşuna söylememiş: “Bir yudum kızıl şarap bir nefes yar dudağı satmışım cehennemi gönlüm bu aşka razı.” Şimdi körpe aşkımızdan büyük dağlar var aramızda; sen mavi bir deniz oluyorsun o koca kentte, bense burada o denize ulaşmak isteyen bir ırmak gibiyim. Günler uzayıp gittikçe ömrüm kısalıyor yokluğunun cehenneminde. Ölmek bir şey değil; Bu kent öksüz kalacak.

Ben seni tahminlerinin ötesinde sevdim sevgili! Yanan bir ateşte akan bir suda uçurumun kenarında yaşama tutunmuş bir dağ kırlangıcı gibi, hayatını avcılardan sakınan bir rüzgarla yaşamı talan edilen bir kırlangıç gibi. Şimdi yoksun; şimdi ayrılık var. Vuslatı arzulasa da yüreğin bilirim ki dönmek zor. Sensizliğin ertesinde gözyaşlarım tutarsız, kan çanağı gözlerim. Etme gel yağmurlar durmayacak yoksa! Yürekte son demi yaşarken, son kadehini içerken rakının, ve geceye boyun bükerken yine kandırmaya çalışıyorken kendimi yine yanımdaymışsın hissini yaşamaya çalışırken kasetteki türkü bir balyoz gibi indi başıma. “Ama senden ayrı gezen yürek değil beden oldu.” Olsun. Ben yüreğimi yüreğine çatmışım, tütün sarmışım umut kırmışım, güz yağmurları düşer eşiğime ıslanırım. Ve intihar kıyısı uçurumlar büyür ardın sıra.

Gittin, ne umarsız ne çaresiz! bozguna uğrattın bütün hayallerimi, kan damlıyor bıçkılanmış düşlerimden, gülücüklerim ölüyor bilmiyorsun. Sormadım sebebini demir alırken yüreğimden o özlem denizine, ağlamadım hiç. Gittin. Ne vicdansız ne yargısız, uykularımı aldın elimden rüyalarımı, gece penceremde bir soğuk hasret, sabahlarımı aldın bilmiyorsun. Oturup dertlenmedim hiç, güneşimi götürürken akşam kızıllığına, Gittin. Ne kitapsız ne Allahsız, seçeneğim olmadı gidişinle, ne dur diyebildim sana, ne bir sebep bulabildim yarınıma. Ömrümü aldın bilmiyorsun. Hesapsız kitapsız yaşadığım bu son gece kulaklarını çınlatırcasına haykırıyorum, duy beni sevdalım gidiyorum. Ölüyorum. Artık yaşamı bir vebal gibi asmıyorum boynuma. O en ücra köşesinde sakladığım bir şey vardı sevda hücremde, ne parmaklıklar korkutabildi onu, ne soğuk duvarlar. Yıkılmadı sensizliğin ardından, hiç takmadı yokluğunun gardiyanlarını hakimin kırdığı kalem umurunda bile olmadı. Saklanan bir fecr-i-sadık gibi doğacak günü bekledi hep, ne var ki ben astım onu hiç düşünmeden öldürdüm umudumu. Şimdi ne kara giymekte ak kağıtlar ne de kalemler tükenmekte, yaşayamadığım çocukluğumun son oyununu oynuyorum ölmekle.

Ölüyorum..

Ağla yaralım ağla gidiyorum. Birazdan bu akşam diye bir şey olmayacak, ben olmayacağım yarın olmayacak. En kötüsü sen olmayacaksın. Şarapla yıkanmış gökyüzünün o masmavi derinliğinde cilveleşir vesikalı İstanbul, gramafon tadında bir meçhul şiir içki masasında mezeye dost olur. Kapat kapılarını umarsız, bir gece vakitsiz gelirim yanına yorgun kirpiklerinde bir uyku dilimi gibi uzanırım, ve o en sevdiğin şarkıyı söylerim sana kör gecenin lal diliyle. "Sigaramı kaptım fırladım attım kendimi belki bir yol bulurum sokaklarda pervane gibiyim döndüm durdum aklıma niye geç geldin köhne liman?"
__________________




İnanmasam!..
Kimliksiz bir bulutun kırık düşen yağmurundan sonra,
Göğsümde bir çocuk şenliğiyle uyanmazdım..
İnanmasam!!..
Bıraktığım yol tekrar bana dönerken,
Naftalin kokulu bir sandıkla bekletilmezdim..
İnanmasam!!!..
LâL olmazdı bakışlarım..




Aşkın ELif HaLi



 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:34 .


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0

MyPagerank.Net Sektörler

Sitemiz paylaşım üzerine kurulu bir forum sitesi oldugu için kullanıcılar her türlü görüşlerini ve paylaşımlarını önceden onay alınmadan anında siteye yazabilmektedirler, bu yazılardan dolayi doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulmanız durumunda abuse@alemim.net adresine bildirebilirsiniz, sikayetiniz incelendikten sonra en kisa sürede gereken yapılacaktir

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340