![]() |
|
| AleMiM Ana Sayfa | Forum Ana Sayfa | BiZiMDiYaR | PoSoFChat | MP3 | TurkChat.NL | SohbetChat | ChatSohbet | Online BizimFM Radyo | http://www.alemim.net/forum/ |
| |||||||
| Kayıt ol | aLeMiM Paylasim Forumlari | Yardım | VB Image Host | Üye Listesi | Ajanda | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (Sabitlink) |
![]() ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008 Üyelik tarihi: Feb 2008 Durumu: Nerden: Günes oLmayan Yerde Mesaj Sayısı: 9,009Hobisi: folklör sinema yüzme tenis Meslek: student Ruh Halim:
Mesajlar: 9,009
Aktiflik: 88% Bağlı Kalma: 99% | ![]() Bunca yalan, bunca doğrularım arasında, son cümlemin en sonuna koy duğum mim, son yağmurlu ikindi de işte şu sağ elimdeki kalemimin ucundaki son mürekkep damlası, bir mum alevini titretmese de, odamın penceresinden sızan rüzgâr, sol el serçe parmağımın üzerine düşen son kar tanesi şahitti. Ve bir isim bir şey söylemez olduğunda hikâye bitmiş demekti. Önce ismini kazıdım tüm sararmış kâğıtlardan, varlığın özü bir isme sahip olmak demek değil miydi? Adını unuttum defterlerini yaktım. Sonra acıyla anladım ki ne zaman senle başlasam söze, seni yazacak olsam, vakit okul çıkışı zamanlara denk geliyor. Geceye hazırlanırken tüm şehir, ben elimde divit kalemim, tahtadan bir sandalyenin üzerinde, uzak bir zaman önce başlayan, yağmurlu ve sensiz bir ikindiden alan adını, onca yağmalanmış bir yazının, artık şu yorgun kalbime ağır gelen bu hikâyenin sonlarında bir yerinde dolaşıp duruyorum. Her sonun kendinden bir sonraki için başlangıçken, bir evvelkinin sonu olduğu doğruydu, doğruydu onca yazının çoğunun bir ikindi sonrası yazıldığı, sol el serçe parmağındaki son karın soğukluğundan apansız bir üşümenin kapladığı vücudumu, doğruydu. Bir gören olmasa da, bir anlayan çıkmasa da... Senin yaşadığın ülkelerin mevsimini merak ederdim hep, burada yağmur varsa senin yaşadığın ülkelerde de yağsın isterdim. Sen uyumuşundur diye bende uyurdum ya hani, hani ortak paydalarımız olsun için, ortak bir hüzün, ortak sevinç, ortak yaşamımız olsun için. Şimdi burada kar yağıyor sevgili, senin ülkende bahar olmuş ne yazar. Tüm çiçekler senin bahçende olsa ne. Benim yaşadığım kentte kardelenler açar, hayata inat, bırakıp gidenlere inat, aşkın ve sevmenin bir zamanı olduğuna inananlara inat, zamansız açar, zamansız solar. Tıpkı senin gibi, tıpkı onca samimi bekleyişlerim gibi ve tıpkı her yeni günün sabahında, sevgilinin geçme ihtimalinin olduğu yollarda biçare bekleyenler gibi. Bu yazı sonu gelmiş bir hikâyenin en sonu için yazılmış gibi görünse de, biraz sana, biraz hüzne, biraz ayrılığa, birazda aşka yazıldı. Senin ve benim adıma diktiğim ağaçlardan, dördüncüsünün de kuruduğu gün kalbime saplanan acının varlığına yemin olsun, yemin olsun sevgilinin yolunu gözleyip te, sevgilinin karşısına çıkınca lal kesilen yüreğin sahibin deki samimi aşka. Bir daha açılmasın diye defterler, bir daha pencere önü bekleyişlerim olmasın diye, ama bir isim kalsın diye benden geriye. Senin isminin kazınmasıyla tüm defterlerden, biten hikâye, benden kalan isim le yeniden başlasın diye. Bir isim kalacak bu hikâyeden geriye, belki başka bir yerinde zamanın, olurda, başka bir pencere önü mahkûmu yeniden yazar diye, olurda çok uzak bir zaman sonra, penceresi karanlığa bakan bir odanın loş ışığında bir üniversiteli genç, aynı acılarla, aynı duygularla, aynı yaşanmışlıklarla yeniden yazarda, nerde olacağı belli olmayan ben biçarenin yüreği bir an olsun rahatlar diye ve bu yüzden bir isim kalsın benden geriye diye. Şehre kar yağıyor,üşüyorum biraz,gökyüzünde gün batımı kızıllık,tüm ışıkları sönmüş şehrin,pencere önündeyim.. bir mumun alevinde,bir camın buğusunda gördüm ki ağlıyorum.. sen bunları anlamayacak kadar uzak ve bir nefesin le mumun alevini söndürecek kadar yakınımdayken, anladım,bunca siteme rağmen,bunca duyarsızlığına rağmen ben hala insanım ve bir kalbim var acılarına aşina.şimdi sen ey adına onca yazılar yazılan,sonra önce adı unutulan,sen ,ey benim araf’ım,sevap mısın,günahı mı? Cennetim misin,cehennemim mi? Baharın ardından gelen zemheri misin gecelerime,sonra gündüzlerime doğmayan,dünyasına küsmüş güneş misin? Adımdan önce adını söylediğim dualarımda,eline diken batsa kalbime mızrak saplandı sandığım,sevgilim,sılam,gurbetim,hicranım,vuslatım firakım. Sen gittin meczuba çıktı adım.. Bunca yalan, bunca doğrularım arasında, son cümlemin en sonuna koy duğum mim, son yağmurlu ikindi de işte şu sağ elimdeki kalemimin ucundaki son mürekkep damlası, bir mum alevini titretmese de, odamın penceresinden sızan rüzgâr, sol el serçe parmağımın üzerine düşen son kar tanesi şahitti ve hikaye bitti… ne bir fark eden oldu,ne bir bilen. Öyle sakin,öyle sessiz,öyle zamansız ama bitti işte. Artık ne ikindi olacak mevsimlerimin içinde,ne acı kahvelerim,ne sensiz yağan yağmurlarım,ama dualarım hep aynı yerinde olacak, ve bir genç belki bir sokak başında,belki bir fakülte kantininin bir köşesinde sevgiliyi bekleyip duracak. Ah sevgililer en çokta beklemeyi öğretmediniz mi? Bekledik oysa,ne gelen oldu,ne yollarımıza çıkan.bize kalan ellerimizin büyük boşluğu,aynalarda bile görünmez olduk. Ama bitti işte,bu sondu… Ve son: Kaç kişilik olduğunun farkına varılamamış,mahrumiyeti onca okuyucu tarafından ihlal edilmiş,mahrumiyeti onca okuyucu tarafından ihlal edildiğine bakılırsa,bu hikaye gerçek değil masalmış. Her şey bir anda olmuş aslında. Yan yana gidip de bir süre, farklı yönlerde uzaklaşan iki tren gibi… yaşanmış,bitmedi sanılmış ama büyük bir yanılgı sonrası şaşkınlıkla, farkına varılmış ki ,yalanmış,yaşanmış,bitmiş. Şimdi yazıcı,son noktayı da koymadan önce,son kez sözünde durmuş,bir isim kalmalıymış ya ondan geriye,bir isim koymuş kendinden geriye. Ama kimse bilmemiş ne olduğunu,sadece yazıcı bilmiş,birde sol elinin serçe parmağındaki son kar tanesi,erimeden önce bildiği son şey bir isimmiş. ....... Birden korku ve heyecanla uyandı genç adam,sanki yıllardır uyuyordu,halbuki bir saat olmuştu koltuğundan dışarıda yağan karı seyretmeye başlayalı,demek ki bir an için dalmıştı. Sanki çok uzunca süren bir rüya görmüştü ama hatırlayamıyordu. Üzerinde anlam veremediği bir yorgunluk vardı,hayır ola dedi. Kahvesi yarım kalmış ve buz gibi olmuştu. Birden penceresinin önünde duran zarfa takıldı gözü,kendisini uyurken gören arkadaşı rahatsız etmemek için oraya bırakmıştı herhalde. Gönderen kısmı boştu,zarf ta baya yıpranmıştı. Zarfı açtı,uzunca bir mektuba benziyordu,hayır ola dedi. Koltuğuna oturdu,bir kahve yaptı kendine,vakit ikindi sonuydu ve dışarıda kar vardı. Ve okumaya başladı… “ Kaç kişilik bir sevgiyi yaşadık biz? Bu soruyu sordum kendime. Cevabı susmalarımda saklıydı. Zaten senide hep susmalarıma gizlemedim mi ben? Bilirdim severdin ikindi yağmurlarını, sahi bizim hiç pencere önü bekleyişlerimiz olmuş muydu?” Hamza Günes
__________________ ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() İnanmasam!.. Kimliksiz bir bulutun kırık düşen yağmurundan sonra, Göğsümde bir çocuk şenliğiyle uyanmazdım.. İnanmasam!!.. Bıraktığım yol tekrar bana dönerken, Naftalin kokulu bir sandıkla bekletilmezdim.. İnanmasam!!!.. LâL olmazdı bakışlarım.. ![]() ![]() ![]() ![]() Aşkın ELif HaLi ![]() ![]() ![]() ![]() Konu GuLCe tarafından (24.06.08 Saat 23:12 ) değiştirilmiştir.. |
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sensiz Yağarken Yağmurlar - III | GuLCe | GüzeL YazıLar | 0 | 24.06.08 23:03 |
| Sensiz Yağarken Yağmurlar - I | GuLCe | GüzeL YazıLar | 0 | 24.06.08 22:56 |
| Sensiz... | BoDrUmLu1905 | ŞiirLer | 2 | 12.06.08 15:07 |
| Kırmızı Yağmurlar | BoDrUmLu1905 | GüzeL YazıLar | 0 | 12.06.08 03:19 |
| Yağmurlar Baksın Diye | BoDrUmLu1905 | ŞiirLer | 0 | 26.02.08 14:39 |
| Sitemiz paylaşım üzerine kurulu bir forum sitesi oldugu için kullanıcılar her türlü görüşlerini ve paylaşımlarını önceden onay alınmadan anında siteye yazabilmektedirler, bu yazılardan dolayi doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulmanız durumunda abuse@alemim.net adresine bildirebilirsiniz, sikayetiniz incelendikten sonra en kisa sürede gereken yapılacaktir |