aLeMiM Forum / Türklerin Paylaşım Platformu


Geri git   aLeMiM Forum / Türklerin Paylaşım Platformu > .:@:. GeneL KüLtür Sanat .:@:. > Eğitim > Biyoloji
Kayıt ol aLeMiM Paylasim Forumlari Yardım VB Image Host Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et


 


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12.06.08, 22:54   #1 (Sabitlink)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Üyelik tarihi: Feb 2008

Durumu: aLiCaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Mesaj Sayısı: 617

Ruh Halim: Agresif

Mesajlar: 617
Aktiflik: 0%
Bağlı Kalma: 99%
Exclamation Solunum Sistemi

Anaerobik (oksijensiz) solunum yapan canlılar hariç diğer tüm organizmalar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için oksijene gereksinim duyar. Çünkü yaşamsal faaliyetlerin devamı için gerekli olan ATP enerjisi oksijenli solunumla elde edilir.

Organik besinlerin hücrede yıkılarak ATP oluşturulmasına hücresel solunum denir. Hayatsal faaliyetlerin devamı ATP’nin varlığına bağlı olduğuna göre hücresel solunum tüm canlılarda gece gündüz kesintisiz devam eden bir olaydır.

Bazı mikroorganizmalar ve iç parazitler organik besin maddelerini oksijen kullanmadan yıkarak gerekli ATP’yi sentezler (fermentasyon). Oksijenli solunumla bir glikoz molekülünden elde edilen net ATP miktarı 38 iken, oksijensiz solunumla elde edilen net ATP miktarı 2’dir. Evrimsel basamağa göre ilk oluşan canlıların ilkel ve gelişmemiş olduğu düşünülürse bu canlıların ATP ihtiyacının az olabileceği kesindir. Bir de heterotrof hipotezine göre ilk atmosfer koşullarında oksijen ya hiç yoktu yada çok azdı. Buna göre ilk atmosfer koşullarında oluşan canlılar oksijensiz (anaerobik) solunum yapmalıydı. Oksijensiz solunum yapan bu canlılardan da fotosentetik canlılar evrimleşince ortama oksijen verildi ve okijenli solunum yapan canlılar evrimleşti. Yine heterotrof hipotezine göre ortamda oksijen birikimiyle ozon tabakası oluştu ve oluşan ozon güneşten gelen radyoaktif ışınların yeryüzüne ulaşmasını engelledi. Böylece karasal hayat başladı.

SüngerlerTek hücreli ve koloni gibi organizmalarda her bir hücre çevre ile doğrudan bağlantılı olduğu için bunlarda hücresel oksijen ihtiyacı doğrudan çevreden karşılanabilir. Bu canlılarda O2'nin alınması ve solunum sonucu oluşan CO2'nin dışarı atılması difüzyonla vücut yüzeyinden gerçekleştirilir.

Çok hücrelilerde ise alınan O2'nin canlının her bir hücresine ulaştırılması için vücut yüzeyi yetersiz kaldığından bu canlılarda özelleşmiş solunum sistemleri evrimleşmiştir.

Solunum sistemine sahip canlılarda solunum organı ile çevre arasında yapılan gaz alışverişine dış solunum, solunum sistemi ile hücreler arasında yapılan gaz alışverişine de iç solunum denir.

Unutulmamalıdır ki gazların aktif taşıması yoktur! Bu nedenle gazların taşınması difüzyonla gerçekleşir. Bu nedenle gazların taşınması sırasında ATP harcanmaz.

Bitkilerde özelleşmiş bir solunum organı ve sistemi olmamakla beraber, solunum olayında görevli en önemli yapı yapraklardır.

Bitkilerde stoma hücreleri ve çok yıllık bitki gövdelerinde bulunan lentisellerle alınan O2 hücreler arası boşluklarda difüze olur ve bitki hücrelerine ulaştırılır. CO2 de aynı yolla dışarı atılır veya şartlar elverişli ise fotosentezde kullanılır.

Hücresel solunumda oluşan karbondioksit ve su fotosentezde; fotosentez sonucu oluşan besin ve oksijende hücre solunumunda kullanılır. Ancak ışık varlığında fotosentez hızı genellikle solunum hızından fazla olduğu için oksijenin fazlası atmosfere verilir. Karanlık ortamda fotosentez gerçeklemediği için bitki dış ortamdan oksijen alırken dış ortama karbondioksit verir.
HAYVANLARDA SOLUNUM SİSTEMLERİ

Hayvanlarda gözlenen solunumdan sorumlu yapıların bazı ortak özellikleri vardır. Bunlar:

1. Tüm solunum yüzeyleri nemlidir. (O2 nin çözünmesi için)
2. Tüm solunum yüzeyleri incedir (gaz difüzyonu için).
3. Tüm solunum yüzeylerinde gaz değişimi difüzyonla olur.

Hayvanlarda gaz alış verişini sağlayan başlıca yapıları şöyle sıralayabiliriz;

• Deri
• Trake
• Solungaç
• Akciğerler


Deri Solunumu

Omurgasız hayvanlardan karada yaşayan solucanlar, omurgalılardan da ergin kurbağa ve semenderlerde etkin biçimde deri solunumu görülür. Bu canlıların derileri nemlidir. Derilerinde mukus salgılayan goblet hücreleri bulunur. Derinin nemli olması oksijenin çözünmesini sağlayarak gaz difüzyonunu hızlandırır. Nemli deriyle alınan oksijen taşıma sıvısıyla hücrelere, hücrelerde oluşan CO2’de yine taşıma sıvısıyla deriye getirilerek difüzyonla dışarı atılır.

Karasal ortamda derinin neminin korunması oldukça güçtür. Bu nedenle kurbağalar suya bağımlı yaşamak zorundadır. Yine kurbağalarda dış döllenme ve dış gelişme gözlendiğinden su kurbağalar için üreme ve gelişme ortamıdır.

Trake Solunumu

Trake SolunumuKarada yaşayan canlıların en büyük sorunu su kaybıdır. Solunum yüzeylerini nemli tutabilmek için bu canlılarda solunum organları vücudun içine çekilmiştir. Bu durum karasal canlılarda su kaybını engelleyen bir adaptasyondur.

Karasal eklembacaklılarda (böcekler) trake solunumu görülür. Vücudun alt bölgelerinde bulunan deliklerden (stigma) içeriye O2 girer ve stigmanın devamındaki tra***e geçen O2, trakeol adı verilen daha küçük borucuklarla vücudun her tarafına yayılır. Trakeoller vücudu bir ağ gibi sarmış olup gaz değişimi trakeoller ile hücreler arasında gerçekleşir. Trake boruları kitin halkalarla desteklenmiş sağlam yapılardır.

Dikkat edilirse trake solunumu yapan canlılarda solunum sistemiyle dolaşım sisteminin bağlantısı yoktur. Bu canlıların kanları renksizdir. Çünkü taşıma sıvılarında solunum pigmenti taşımazlar. Trakeollerin içinde bir sıvı bulunur. Gazlar bu sıvıda difüzyonla taşınırlar. Sıcaklık difüzyon hızını arttırdığından ılıman iklime sahip ortamda yaşayan böcekler, soğuk iklim bölgelerinde yaşayan akrabalarına oranla daha büyük vücutludurlar. Çünkü yeterince O2 alabilmektedirler.

Örümceklerde solunum olayı kitapsı akciğer adı verilen organla yapılır. Kitapsı akciğer derinin hemen altında bulunan bir kitabın yapraklarını andıran birbirine paralel dizilmiş epitel dokudan oluşan yaprak şeklindeki yapılardan meydana gelmiştir. Kitapsı akciğer de trakede olduğu gibi stigma adı verilen solumun deliği ile dışarı açılır. Örümceklerde bir çift gözlenen bu organ akreplerde dört çifttir. Her kitapsı akciğer ayrı bir stigma ile dışarı açılır.

Solungaç Solumu

Suda yaşayan canlıların solunumu için özelleşmiş solunum organı solungaçlardır. Bazı deniz solucanları, kabuklular, suda yaşayan yumuşakçalar (salyangoz), balıklar ve kurbağa larvaları solungaç solunumu yapar. Solungaçlarda, ince hücre tabakasından yapılmış ve kılcal damarlarca zengin solungaç yaprakları bulunur.solungaçlar

Balıkların ağızlarıyla aldıkları suda bulunan erimiş oksijen solungaç yaprakları arasında geçerken O2 difüzyonla kılcallardaki kana, kandaki CO2 de difüzyonla suya geçer. Solungaçlarda suyun akış yönüyle kanın akış yönü birbirine terstir. Ters akım sistemi adı verilen bu olay sayesinde iki ortam arasında büyük bir derişim farkı oluşur ve gazların difüzyonu maksimum düzeyde gerçekleşir. Suda en fazla %1-2 oranında O2 olmasına karşın (havada %21 oranında O2 bulunur) maksimum düzeyde O2 alınabilmesi ters akım sistemi ve solungaçlardan çok su geçirilmesiyle sağlanabilmektedir.

Solungaçlarda solungaç yapraklarının olması ve tüy şeklinde pek çok yapının bulunması gaz değişim yüzeyini arttırmıştır.

Solungaçlar

Solungaçların görevleri;
1- Gaz değişimini gerçekleştirme (solunum)
2- Azotlu artıkların (NH3 gibi) atılması
3- Su alıp verilmesi
4- Tuzlu suda yaşayan canlılarda tuz atılması
5- Tatlı suda yaşayanlarında aktif taşıma ile tuz alınması şeklindedir.


Akciğer Solunumu

Balıklar ve kurbağa larvaları hariç tüm omurgalılarda akciğer solunumu görülür. Akciğer karasal canlıların sahip olduğu bir solunum organıdır. Bu nedenle akciğer havadaki serbest oksijeni alabilecek yönde özelleşmiştir. Ayrıca akciğerin vücudun içinde bulunması su kaybını engelleyen bir adaptasyondur.

Akciğerler canlıdan canlıya yapısal değişiklikler göstermesine rağmen genelde bölmeli yapı gösterirler. Böylece gaz değişim yüzeyi genişletilmiş olur. Örneğin memeli akciğerlerinde alveol denilen hava keseleri vardır ve alveollerin etrafı kılcal kan damarlarıyla donatılmıştır.

Kurbağalarda larva döneminde solungaç solunumu, ergin dönemde akciğer ve deri solunumu gözlenir.

Kurbağada Akciğer

Akciğerleri torba gibidir. İç yüzeyindeki katlanmalar, gaz değişim yüzeyini arttırmıştır

Sürüngende Akciğer

Akciğerler derin bölmeli yapı gösterir. Gaz değişim yüzeyi kurbağalara oranda daha fazladır.

Kuşlarda Akciğer

Akciğerleri, vücudun ve kemiklerin içlerine kadar uzanan hava keseleriyle bağlantılıdır. Hava keseleri; hem uçmayı kolaylaştırır hem de yükseklerde uçtuklarında düşen oksijen basıncına rağmen canlının oksijen ihtiyacını karşılar. Hava keseleri doğrudan oksijen sağlama görevi yapmaz. Ancak akciğerlerdeki havanın dışarı verilmesi sırasında keselerdeki hava akciğere dolarak kan ile akciğer arasındaki gaz değişimine yardımcı olur. Hava keseleri sayesinde kuşlar havayı hem alırken hem de verirken kullanır. Ayrıca kuşların akciğerlerinde havanın akış yönüyle kanın akış yönü bir birine ters olduğundan kanın oksijeni tutma oranı % 90 lara ulaşabilir. Bu oran memelilerde %25 civarındadır.

Memelilerde akciğerAkciğerlerinde alveol denilen özel yapılar bulunur. Organizasyon maksimum düzeydedir.
__________________
Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz; Bu yol ki Hak yoludur, dönmek bilmeyiz, yürürüz!
Bacımın iffeti batmakta rezilin gözüne; Acırım tükrüğe billahi ! tükürsem yüzüne.
{Mehmet Akif ERSOY}
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Üniversiteye Giriş Sistemi Değişiyor n@r_cicegi Genç GündeM 1 27.04.08 15:23
Ev Sinema Sistemi Hakkında Bilgiler n@r_cicegi BiLim Ve Teknoloji 0 04.04.08 22:36
Modifiyeli Araçlarda Ses Sistemi BoDrUmLu1905 MotorLu TaşıtLar (tanıtım) 0 03.04.08 19:40
Yazıcı Kullanımı ve İşletim Sistemi GuLCe BiLgi Bankası 11 21.03.08 01:35
Osmanlı Hukuk Sistemi n@r_cicegi Osmanli Tarihi 0 13.03.08 22:16


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:56 .


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0

MyPagerank.Net Sektörler

Sitemiz paylaşım üzerine kurulu bir forum sitesi oldugu için kullanıcılar her türlü görüşlerini ve paylaşımlarını önceden onay alınmadan anında siteye yazabilmektedirler, bu yazılardan dolayi doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulmanız durumunda abuse@alemim.net adresine bildirebilirsiniz, sikayetiniz incelendikten sonra en kisa sürede gereken yapılacaktir

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340