aLeMiM Forum / Türklerin Paylaşım Platformu


Geri git   aLeMiM Forum / Türklerin Paylaşım Platformu > .:@:. Mizah EğLence .:@:. > Bilinmeyenler
Kayıt ol aLeMiM Paylasim Forumlari Yardım VB Image Host Üye Listesi Ajanda Bütün Forumları okunmuş kabul et

Bilinmeyenler Garip Olaylar, Efsaneler, Komplo Teorileri Parapsikoloji, Metafizik, Doğaüstü Olaylar, UFO, X-Files


 


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12.06.08, 19:58   #1 (Sabitlink)
 
alaraa--´ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Üyelik tarihi: Feb 2008

Durumu: alaraa-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Nerden: istanbul
Mesaj Sayısı: 4,810
Hobisi: resim müzik yüzme
Meslek: serbest

Ruh Halim: Neseli

Mesajlar: 4,810
Aktiflik: 37%
Bağlı Kalma: 99%
Standart Dünyanın kalan zamanı



Küresel ısınma ve küresel iklim değişimi süreci, şimdiye kadar gerçekleşmiş ve gerçekleşmekte olan ekolojik afetlerin en tehlikelisi olarak kabul edilmektedir. Bu olayın önüne geçmek için gereken önlemlerin bugün alınması halinde bile, doğacak zararların önüne geçilemeyeceği hususunda bilim insanlarının fikir birliğine varmış olmaları, bu olaya ait potansiyel tehlikelerin ne kadar büyük olduğunu ortaya koymaktadır. Bu konuda yıllarca çalışmış bilim insanları ve uzmanların kanaat ve düşünceleri şöyle ifade edilmektedir: Küresel ısınmaya neden olan sera gazları salınımı hemen durdurulsa bile gezegenimiz on yıllarca ısınmaya devam edecek ve bu ısınmanın etkileri 50 – 100 yıl boyunca sürecektir. İngiltere’deki Uluslar Arası İklim Konferansı’na sunulan raporda, geri dönülmez noktaya yaklaşan küresel ısınmada meydana gelecek 1-3?C’lik sıcaklık artışlarının gelecek 100 yıl içinde yapacağı etkiler şöyle sıralanmaktadır... (2005 Şubat – Dış Basın)
* 2025 yılına kadar Avustralya ve Güney Afrika Tropikal Ormanları yok olacak. Akdeniz bölgesinde orman yangınları artacak, besin üretimi ve su kaynakları azalacaktır.
* 2050’de Avustralya’daki mercan resifleri yok olacak. Alpler’deki bitki ve hayvan türleri azalacak, Çin’in büyük ormanları hızla ölecek, suların yükselmesiyle verimsiz ve kurak hale gelen topraklardan göçedecek insan sayısı 150 milyona ulaşacak.
* 2070’te Kuzey Buz Denizi tüm canlıları ile yok olacak, Amazon Ormanları’nda zarar geri dönülemez noktaya ulaşacak, 5.5 milyar insan gıda sıkıntısı çekecek.
Bu afetler dizisi, aşağıda belirtilen gerçeklere dayalıdır (Flavin and Dunn 1998)...
1) İnsan aktivitesinden kaynaklanan ve atmosferde biriken en önemli sera gazlarından karbondioksit, fosil yakıt kullanımı ile artmış ve gittikçe artmaya devam etmektedir.
2) Bir karbondioksit molekülünün atmosferdeki ömrü 50 – 100 yıl olarak tahmin edilmektedir.
3) Küresel Karbon yayılımı 1996 yılında 6.2 milyar ton ile rekor düzeye çıkmıştı. Bu miktar 1950 yılına ait CO2 yayılımının yaklaşık 4 katıdır.
4) Sanayileşmiş ülkeler, 1950 yılından bu yana atmosferde biriken karbon salınımının % 76’sından sorumludur. Ulaşım sektörünün hızlı gelişim göstermesi, bu konuda büyük bir paya sahiptir. Çünkü 1950 yılında 50 milyon olan motorlu araç sayısı, günümüzde 500 milyonun üzerine çıkmıştır. Aynı gelişim ülkemiz içinde geçerlidir.
5) Gelişmekte olan ülkelerde de elektrikli ev aletleri kullanımı artmış, motorlu ve diğer teknik araç sayısı gittikçe çoğalmış ve bu yolla da karbon yayılımı katlanarak büyümüştür.
6) Kyoto protokolünü hazırlayan bilim insanları, şimdiye kadar yapmış oldukları araştırmalara dayanarak üç temel ilke üzerinde durmuşlar ve bu ilkelerin benimsenerek uygulamaya konması için büyük çaba harcamışlardır.
Küresel ısınmayı ve buna bağlı olarak küresel iklim değişimini bir dereceye kadar engelleyebilecek strateji olarak kabul ettikleri bu üç temel ilkeyi şu şekilde belirlemişlerdir:
* Bütün dünya için yaklaşık 200 milyar dolar tutarındaki geleneksel enerji üretim kaynaklarını destekleme fonu azaltılmalı, karbon vergisi fonları, temiz enerji üretimi için harcanmalıdır.
* Enerji kullanımında verimlilik ve tasarruf önlemleri alınmalı ve yaygınlaştırılmalı.
* Temiz enerji kaynakları bulunması ve kullanılmasını destekleyecek önlemler alınmalıdır. Örneğin güneş, rüzgar, hatta deniz dalgaları enerjisinden yararlanılmalıdır. Bu hususta Japonya’nın “Güneş Enerjisi Damlar Projesi” örnek olarak verilebilir. Kyoto protokolünün uygulanması ile bu üç temel ilkeye dayanan sera gazları salınımı önemli ölçüde azalacaktır. Onun için bu protokol tüm insanlığın umut kaynağı olmuştur. Rusya’nın bu protokole 2004 yılında taraf olmasıyla, küresel ısınmaya karşı alınabilecek önlemlerin önündeki engellerin kalkması nedeniyle, 2004 yılına bu potansiyel tehlike için dönüm noktası olarak bakılmaktaydı. Kyoto protokolünün yürürlüğe girmesiyle insanlık küresel ısınma sonucunda meydana gelebilecek ekolojik afetlerin bir dereceye kadar azaltılabileceğini ümit etmektedir. Ancak alınan önlemlerin olumlu etkisi çok uzun yıllar sonra ortaya çıkabilecektir. Ayrıca dünya üzerindeki bütün ülkelerin kendine düşen sorumluluk ve yaptırımları ne dereceye kadar yerine getireceğini de zaman gösterecektir. Çünkü hükümetler, Kyoto Protokolünde taahhüt ettikleri yükümlülükleri yerine getirmekte, bazı sosyal engeller (çarpık kentleşme, toplumun yaşam düzeyini sürekli olarak yükseltme eğilimi, çevre tahribinin bir türlü önlenememesi, ekonomik kâr ve yarar hırsının ağır basması vb.) nedeniyle zorlanmaktadır. Bazı bilim insanları buna ek olarak, ABD’nin bu protokolü imzalamamasının, başarı umutlarını azalttığını ifade etmektedirler. Bu umutsuzluklarını “Küresel ısınma sorununun çözümü için birçok jenerasyonların çalışması gerekecektir.” şeklinde dile getirmektedirler. Çözüm içinde şu anahtar bilgileri vermektedirler: “Sorunun çözümü için sadece bir tane sihirli değnek yoktur. Çok yönlü politik önlem ve yaklaşımlar bu sorunun çözümü için uygulanacak en doğru yoldur.” Bu yolda başarılı olabilmek için aşağıda açıklanan gerçeklerin hiçbir zaman gözden uzak tutulmaması gerektiğini vurgulamaktadırlar.
* Küresel ısınma ve iklim değişikliği olayını artık geri çevirme olanağı yoktur. Yapılabilecek tek şey, değişim hızını kesip ekstrem derecede zararlı etkilerden kurtulmak olacaktır.
* Küresel ısınma olayının en tehlikeli yanı, bunun hızlı ilerleyen bir trene benzemesidir. Frene ne kadar çabuk basarsanız basın, treni hemen durduramazsınız. Ne kadar geç basarsanız o kadar çok yol alır.
* Gerekli önlemleri almada ve isteksiz davranışlarda, her ne kadar ekonomik düşünce ve çıkarlar rol oynamakta ise de, bu tutum ve davranışların esas nedeni şudur; İnsanların olayları kavrayabilmesi için mevcut bilgi düzeyleri ve yeteneklerinin, ekolojik afetlerin gelişme hızının çok gerisinde kalmasıdır. Bunun da temelinde şu gerçek yatmaktadır: Tüm canlılar için son derece tehlikeli sorunlar, farkına varılması genellikle en güç olan sorunlardır. Bütün güçlüklere ve olumsuz tutum ve davranışlara karşın, insanoğlunun geliştirdiği teknoloji ile yarattığı bu potansiyel ekolojik tehlikeleri, yine kendi yaratacağı teknolojisi ile önleyebileceğine olan inancımızı koruyarak, bu konuda beliren umut ışıklarının büyümelerine yardımcı olmak, en doğru yol olarak görünmektedir.


Editör
__________________

Konu GuLCe tarafından (12.06.08 Saat 20:09 ) değiştirilmiştir..
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
 



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Şimdi KYOTO Zamanı n@r_cicegi Haber Arşivi 0 05.06.08 12:32
Zamanı Donduran KareLer alaraa-- İlginç Resimler 3 01.06.08 17:16
Asılı Kalan Göz Yaşlarım alaraa-- ŞiirLer 2 12.05.08 13:32
Mağarada Kalan 3 Kişinin Hikayesi. aLoNSo Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v) 6 21.03.08 20:21
Evde Düzen Zamanı n@r_cicegi Ev & Dekorasyon 0 07.03.08 21:54


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:54 .


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0

MyPagerank.Net Sektörler

Sitemiz paylaşım üzerine kurulu bir forum sitesi oldugu için kullanıcılar her türlü görüşlerini ve paylaşımlarını önceden onay alınmadan anında siteye yazabilmektedirler, bu yazılardan dolayi doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir, yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulmanız durumunda abuse@alemim.net adresine bildirebilirsiniz, sikayetiniz incelendikten sonra en kisa sürede gereken yapılacaktir

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340