Tekil Mesaj gösterimi
Alt 11.07.08, 14:00   #1 (Sabitlink)
n@r_cicegi
 
n@r_cicegi´ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Üyelik tarihi: Feb 2008

Durumu: n@r_cicegi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Nerden: Boğazın İncisi, Avrupa'nın Birincisi (İstanbul)
Mesaj Sayısı: 8,905
Hobisi: Müzik, Sinema, Tiyatro, İnternet, Bilgisayar, Photo Shop, Tarih say say bitmez :=)
Meslek: Ne iş olsa yaparım abi:p

Ruh Halim: Seytani

Mesajlar: 8,905
Aktiflik: 52%
Bağlı Kalma: 99%
Standart Ve Aşk Bir Kez Daha Kazanmıştı

Gece yarısı, saat 01:30 suları…

Bir telefon görüşmesine tanıklık ediyor gece… Kırılgan sesli bir kadın, bir şeyler söylüyor telefonun diğer ucundaki adama… Şöyle bir soru geliyor kadından:

- Bende herkes gibi unutulacak mıyım ve herkes gibi yitip gidecek miyim hayatından? Sahi, benim onlardan bir farkım olmayacak mı?

Adam, sakin bir ses tonuyla yanıtlamaya çalışıyor kadını:

- Böyle bir şey olmayacak… Kendini artık onlarla bir tutmaktan vazgeç…

Verdiği cevabın kadına yetmediğini ve daha fazlasını hissettirmek zorunda olduğunu biliyor adam… Ama bunu o an, nasıl yapacağını ve neler diyerek başaracağını bilmiyor… Hangi sihirli sözcüklerin altında yatan bir anlamda saklı diye düşünmeye başlıyor vereceği cevabın… Çünkü biliyor ki, bu soruyu mutlaka cevaplandırmalı… Ama öyle sıradan bir cevap olmamalı bu… Sıradan cevapları zaten kadın da biliyor… Onun duymak istediğinin, daha içteki bir kaygıyı yok edecek ve umutlarını okşayacak kadar güçlü bir cevap olduğunun farkında…

Geçmişinde bıraktığı kadınların, kadın için ne kadar dayanılmaz bir şey olduğunu anlayabiliyordu adam… Çünkü aynı şeylerle o da, kadının geçmişine dair yolculuklara çıktığında karşılaşıyor ve kendini, onlardan biri miyim diye sorguluyordu o da her defasında…

Birlikteliklerin en çıkmaza girdiği ve hayata karşı bocaladığı saatlerin başında, iki tarafında birbirinin geçmişiyle amansız bir mücadeleye girdiği zamanlar başı çeker… Bunun da en önemli sebebi, artık geçmişe dair herhangi bir tasfiye ya da değişiklik yapamayacak olmanın, insanın dengesini bozan çaresizliğidir…

Böyle zamanlarda, kendini farklı bir şekilde öne çıkaracak bir şeyler aranır sürekli… Daha önce yaşanmamış bir anı yakalamak için pusuya yatılır sevdada… Yalnızca kendileriyle yaşadıkları bir zamanın resmini çizebilmenin çırpınışlarındadır sevgililer… Daha çok olmanın yolları aranır karşı yürekte… Ona, kendiyle hatırlayacağı ve hiçbir zaman bir başkasıyla yaşayamayacağı bir anı hediye etmek isterler… Aşkın çetrefilli yanlarından biridir bu duygular…

İki sevgilinin, birbirine en çok ihtiyaç duydukları ve birbirlerini en yoğun yaşayıp, kaybetmekten en çok korktukları bu dakikalarda, en çokta birbirlerini yaralayıcı insanlar olurlar… Birbirlerinden aldıkları acıyı, aynı şekilde iade ederler birbirlerine… Kıskanan kıskandırmaya, acıyan acıtmaya kalkar diğerini… Bunu o an bilinçli bir şekilde yapmazlar elbette… Çünkü akıllarının ucunda bile değildir, birbirlerini içten içe kanatmak düşüncesi… Aşkın, canavarlaştığı saatlerdir bunlar… Hiçbir şeyi gözünün görmediği…

Sonra adam, devam etti konuşmasına:

- Öncelikli şunu bilmeni istiyorum… Onlarla güzel bir şeyimiz yok artık… Güzel olan ya da olduğunu sandığım ne varsa hepsini beraberlerinde gönderdim… Anlamlarıyla birlikte uğurladım hepsini… Onlar hala güzel olsa, yaşanılır olsa ve bir değerleri olsaydı şayet, şu an biz olamayabilirdik… Ben onlarda heder ettiğim düşleri, onlarda bulamadığım tüm güzellikleri sende buldum… Bunları sakın, hayatındaki kadına iltifat etmek gayretinde bulunan bir adamın sözleri olarak alma… Çünkü bunlarım bir iltifattan çok, kendimi anlatma kaygısı güttüğüm ve anlatamadığım, içimin sen dolu coşkun yanının dile gelimidir… Senin hayatımdaki yerini her düşündüğümde, seni kaybetmenin korkusuyla irkilen ve ne yapacağını bilemez bir şekilde deliye dönen bir yüreğin itiraflarıdır bunlar… Sen onlar gibi olamazsın… Çünkü onlar sen olamadılar… Sana baktığımda onlara dair bir şey görmüyorum ben… Güneş'e bakan, yıldızları göremez çünkü… Sen bir başka iklimle geldin… Sevmeyi tam öğrendiğim bir zamanda, sevmeyi bilerek geldin… Günlük oyalamacılardan başka bir şey değilmiş önceden yaşanmış ne varsa… Hepsi seni sevecek kalbimi aşka hazırlamak için hayatla yaptığım yürek idmanlarıymış sadece… Asıl olan sensin… Onlar suret-i sevdalardan ibaretmiş…

Kadın biraz daha rahatlamıştı bu sözlerin ardından… Biraz daha sakindi… Derin bir nefes alıp, söyleyeceklerini toparlayacak kadar sustuktan sonra, her şeyi o muhteşem iki kelime ile özetleyiverdi adama… Ve kısık bir sesle:

- Seni Seviyorum…

Ruhları gökyüzünde sımsıkı sarıldı bunun ardından… Ve aşk, bir kez daha kazanmış olmanın, haklı gururunu yaşamaktaydı…



ALINTI
__________________



BiZ 3 KiŞiYiZ;
KeYFiM, BeN ve KaHYaSi...






  Alıntı ile Cevapla