Tekil Mesaj gösterimi
Alt 18.03.08, 17:10   #1 (Sabitlink)
alaraa--
 
alaraa--´ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Üyelik tarihi: Feb 2008

Durumu: alaraa-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Nerden: istanbul
Mesaj Sayısı: 4,810
Hobisi: resim müzik yüzme
Meslek: serbest

Ruh Halim: Neseli

Mesajlar: 4,810
Aktiflik: 41%
Bağlı Kalma: 99%
Standart Obsesif Kompulsif Bozukluk

Obsesyon kelimesi halk arasındaki ifadesiyle saplantı veya takıntı latince rahatsız etme anlamında kullanılan “ obsideratum” ya da “obsidere” kelimesinden alınmıştır.

18. yüzyıl Trevoux cizvitlerinin düzenledikleri sözlükte “obsesyon” kavramı zararlı düşünce takıntıları olan ya da öyle sanılan kişilerin durumu olarak tanımlamıştır.

Efsanelere, edebi bir çok esere konu olmuş olan saplantı hastalığı en çarpıcı ve meşhur örneğini Shakespeare’in Macbeth adlı eserinde bulmuştur. Lady Macbeth’in etkisiyle kocası Macbeth , Kral Duncan’ı öldürür ve L. Macbeth’de bir el yıkama hastalığı başlar. “Arabistan’ın bütün parfümleri getirilse bu elin kirleri temizlenemez” der ve ellerini yıkamaya devam eder.

Toplum içinde saplantı hastalığı yüz kişiden iki veya üçünde görülebilir. Başlangıç yaşı ortalama 20 yaş civarındadır. Hastaların yaklaşık üçte ikisi 25 yaşın altında hastalığa yakalanırken, yüzde on beş kadarı da 35 yaş sonrasında hastalığa yakalanmaktadır. Erkeklerde görülme yaşı kadınlara göre daha küçüktür. Erkeklerde 6- 15 yaş arası sıklıkla görülürken, kadınlarda 20- 29 yaş arasında daha sık görülmektedir.

Sosyo-kültürel faktörlerden de etkilenebilen saplantı hastalığı bekarlarda evlilerden daha fazla görülmüştür.

Birinci derece akrabası hasta olanlarda görülme riski daha fazla bulunmuştur.

TANIM

Obsesyon ( saplantı-takıntı) insanın aklına istenmeden, elinde olmadan gelen rahatsız edici düşüncelerdir. Bu düşünceler geldiği zaman kişide büyük bir sıkıntı oluşur ve kişi bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için bazı uygunsuz, kendini yapmaktan alıkoyamadığı ve saçma bulduğu yineleyici hareketler yapmaya başlar. Bu hareketlere de kompülsiyon (zorlantı) adı verilir. Mesela kirlilik düşünceleri olan kişilerin sık sık ellerini yıkaması kompülsiyona bir örnektir. Bu düşünceler ve eylemlerin zamanla şiddeti artar ve kişinin günlük hayatının büyük bir kısmını işgal etmeye başlar. Sonuçta kişinin işlevselliği önemli ölçüde etkilenir ve bu durum tedavisi şart olan bir hastalık haline gelir.

Obsesyonlar (takıntılar):


Kişinin aklına istemeden gelen düşünceler, hayâller veya dürtülerdir. Kişi bunların saçma olduğunu bilir, ama kafasından uzaklaştıramaz. Çocuklar bâzen bu takıntıların saçma olduğuna dâir ayrımı gerçekleştiremeyebilirler. Bu takıntılar gün içinde bir saatten fazla zaman alır. Kişinin soysal, akademik ve meslekî uyumunu bozar.
Obsesyonlar en sık şu şekillerde görülür:
Dinî obsesyonlar: Bir yere bakınca, bir hareketi yapınca, bir yerden geçince Allah’a küfür ediyormuş gibi düşünme, Allah’a şart koşuyor gibi olma şeklinde ortaya çıkar.
Mikrop kapma ve hastalanma obsesyonları: Kapalı yerlerdeyken veya hasta birisinden enfeksiyon kapacağına dâir aşırı kaygı duyma, halka açık yerlerdeki koltuklara oturamama, kapı kulplarına veya musluklara dokunamama, kendi evinin dışındaki tuvaletleri kullanamama şeklinde ortaya çıkar.
Cinsel obsesyonlar: Kafasından uygun olmayan kişilerle cinsel ilişki yaşadığına/yaşayacağına dâir senaryolar geçmesi, bunları düşünmekten ötürü aşırı suçluluk duyma, sosyal ilişkilerin bu nedenle bozulması şeklinde ortaya çıkar.
Zarar verme obsesyonları: Elinde olmadan sevdiği birisine zarar verme kaygıları, elindeki bıçağı birisine saplayacağına dâir endişe duyma veya başka şekillerde zarar verme korkusu şeklinde ortaya çıkar.
Simetri obsesyonları: Evde veya ofisinde eşyaları belli bir düzen içinde durmazsa kendisinin veya sevdiklerinin başına olumsuz bir şey gelme endişesi duyar.
Kompulsiyonlar: Obsesyonları etkisiz hale getirmek için, kişinin kendini yapmaktan alıkoyamadığı zorlantılı davranışlardır. Kişi, bu hareketlerin saçma olduğunu bilir. Ancak bunları gerçekleştirmediği takdirde aşırı sıkıntı ve gerginlik yaşar. Çocuklar, bâzen bu hareketlerin saçma olduğunu düşünemeyebilirler.
Kompulsiyonlar en sık şu şekillerde görülür:
El yıkama kompulsiyonları: Kişi ellerinin yeteri kadar temizlenmediğini düşünerek, tekrar tekrar sabunlar. Bazı vak’alarda bir el yıkamada bir kalıp sabun biter. Banyo yaparken kişinin saatlerce banyodan çıkamadığı olur. Bu vak’alarda kişinin ellerinde veya vücudunda deterjanla ilişkili olarak cildiye rahatsızlıkları ortaya çıkabilir. Eller tipik olarak deterjan hasarı nedeniyle bembeyazdır, kurumuş ve çatlamıştır.
Tekrarlama kompulsiyonları: Kişi bâzı hareketleri tekrar tekrar yapar. Örneğin, kapıyı açma kapama, koltuğa oturup kalkma, yürürken geri gidip bastığı yere tekrar tekrar basma, söylediği sözcükleri tekrarlama, baktığı yere tekrar bakma, etrafına bakarken geometrik cisimlere benzettiği şekillere tekrar tekrar bakma gibi klinik belirtilerle ortaya çıkar.
Dokunma kompulsiyonları: Kişi deydiği yere tekrar tekrar dokunur. Örneğin masaya, koltuğa, kapıya, sıraya tekrar tekrar dokunmak gibi belirtilerle ortaya çıkar. Bu dokunmalara bâzen ardışık şekilde koklama hareketleri eşlik edebilir.Kontrol etme kompulsiyonları: Kişi evden veya işyerinden çıkarken kapıları, muslukları, ocağı, pencereleri, prizleri tekrar tekrar kontrol eder. Ağır vak’alarda kişi evden çıktıktan sonra emin olmayarak geri döner ve kontrolünü birkaç kez daha tekrarlar.
Sıralama ve simetri kompulsiyonları: Kişi özel eşyalarını veya gereçlerini kendine göre mutlak bir düzen içerisinde tutar. Aksi olursa gerginlik yaşar. Duvarda duran eğri bir tabloyu veya masada yamuk duran bir tablayı mutlaka düzeltme ihtiyacı yaşar.
Sayma kompulsiyonları: Kişi yolda giderken araba plâkalarını okur ve sayar. Merdiven basamaklarını veya adımlarını sayar. Sohbet ederken aklından ikişer veya üçer atlayarak sayma ritüelleri gerçekleştirebilir. Bunları yapmazsa gerginlik duyar.
TEDAVİ
OKB, alevlenme ve yatışmalarla ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu durum, beyinin nörokimyasında bir bozukluk neticesinde ortaya çıkar. Genetik faktörlerin rolü büyüktür. Tedavisinde ilâçlı tedavi ve bilişsel davranışçı psikoterapi yöntemleri yer alır. Tedavi sonrasında sosyal uyum büyük ölçüde yerine gelir.Bu hastalık tedavi edilmediği takdirde, belirtiler kişinin okulu, işi ve sosyal hayatıyla ilgili performansını olumsuz yönde etkiler. Normâl günlük programını plânlaması ve yürütmesi imkânsız hâle gelebilir. Bu durum kişide ciddi bir sıkıntı yaratır.
  Alıntı ile Cevapla